(818 S. K. m. 41, 49)
Davacı F.T vekili Av. .. tarafından , davalı M...A.Ş aleyhine 8.1.2003 günü verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12.11.2003 günlü kararın Yargıtay'ca istenilmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü .
Dava , haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirketten satın aldığı otomobil parasını ödemiş olmasına rağmen hakkında takip yapıldığını , borcun kefili olan şahısa da ödeme emrinin gönderildiğini, bu nedenle ilişkilerinin bozulduğunu ve işyerinde hakkında icra takibinin başlatıldığının duyulması nedeniyle kişilik değerlerinin saldırıya uğradığını belirterek 3.000.000.000.-TL manevi tazminatın ödetilmesini istemiş, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiştir .
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının elli üç ay vadeli davalı şirketten Fiat Palio araç aldığı ,10.6.2002 ,10.7.2002 ve 10.8.2002 vadeli senetleri F. bank Kızılay şubesine yatırmasına rağmen banka görevlisinin yanlış hesaba aktardığını öğrenince anılan ödemeleri yeniden ve faiziyle birlikte D Bank Kızılay Şubesine yatırdığı, eylül ayı taksitini ise davalı şirket elemanı ile 6.9.2002 tarihinde görüştükten sonra 10.9.2002 tarihinde yatırdığı anlaşılmaktadır . Davacı, anılan ödemelerden sonra 11.9.2002 tarihinde ise kalan borcunun tamamını yatırmış ve davalı tarafından ibra edilerek araç üzerindeki rehnin kaldırılması için 11.9.2002 tarihinde Trafik tescil Şube Müdürlüğüne yazı yazılmıştır . Davalı şirketin muhasebe servisi tarafından gerçekleştirilen hesap işlemleri ve davacının borcunun tamamının kapatıldığı hukuk bürosuna bildirilmemiş ve 25.10.2002 tarihinde 10.6.2002,10.7.2002, 10.8.2002 ve 10.9.2002 vadeli senetler için icra takibi başlatılmıştır . Davacı ve kefilin iş yerine gönderilen ödeme emri üzerine icra takibi davacının iş yerinde duyulmuş ve kefili ile ilişkisi bozulmuştur . Davalı şirketin muhasebe bürosu ile hukuk bürosu arasındaki iç ilişkideki aksaklık davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ödeme yapılmış olasına rağmen icra takibinin yapılmış olması davacının kişilik değerlerine saldırı oluşturur. Yerel mahkemece manevi tazminatını koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın ret edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir .
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına ve peşin harcın istek halinde geri verilmesine 21.10.2004 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy