(818 S. K. m. 41, 49) (1086 S. K. m. 428/b-5)
Dava: Davacı Tuncay Ala vekili Avukat M. Şener Özterzi tarafından, davalı Kadir Onur Kanyılmaz aleyhine 23/8/2001 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/10/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafın iddiasını ispat edemediği ve iddianın da aksinin sabit olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu olay ile ilgili olarak Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1999/652- 2000/1776 sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, 4616 sayılı Yasa uyarınca kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilmiştir. Bu dosyada davacı müdahil, davalı ise sanık sıfatını taşımaktadır. Davalı sanık sıfatı ile verdiği 7.5.1999 tarihli hazırlık ifadesinde, davacıya vurduğunu söylemiş; 13.10.1999 günlü sorgusunda da aynı şekilde savunma yapmıştır. Bu oluş biçimi, tanık Ozan Saat tarafından da doğrulanmıştır. Bu açıklamalar karşısında davalının, davacıya yönelik eyleminin sabit olduğu benimsenmelidir. Mahkemece, dosya kapsamına uymayan gerekçeler ile eylemin sabit olmadığının kabul edilmesi doğru görülmemiş ve maddi meselenin takdirine ilişkin yanılgı bozmayı gerektirmiştir. ( HUMK.m.428/b.5 ).
2- Yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. ( 29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İBK. ). Bu bağlamda, yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. ( HUMK.m.417/1, m. 423/b.6 ).
Diğer yandan, 4667 sayılı Yasa m.77 hükmü ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın m.164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde "yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti" biçiminde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin -ve bu bağlamda vekalet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, "vekalet ücreti avukata aittir" biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki "bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez" biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda ( 1 ve 2 ) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy