(2004 S. K. m. 5) (1086 S. K. m. 3)
Davacı A.K vekili Av. E.B tarafından, davalı Adalet Bakanlığı aleyhine 13.9.2000 gününde verilen dilekçe ile İcra İflas Kanununun 5. maddesinden kaynaklanan icra memurunun kusuru sonucu uğranılan zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.12.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, icra takibi sonucu satılan taşınmazı satın alan davacının anılan taşınmazla ilgili açılan ihalenin feshi davasının, satışı yapan A. İcra Müdürünün kusurlu davranışı nedeniyle kabul edilmesi sonucu yatırdığı ihale bedeli ile masrafları geç alması ve bazılarını da hiç almaması nedeniyle İcra İflas Kanunun 5. maddesinden kaynaklanan, uğranılan zararın giderimi istemine ilişkindir.
Mahkemece istem bozma üzerine kısmen kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 13.9.2000 tarihinde verdiği dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 250.000.000 TL maddi, 250.000.000 TL. manevi tazminat istemiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda zarar 12.976.639.775 TL olarak hesaplanınca, davacı vekili harçlandırılmış 28.5.2003 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 12.976.639.775 TL olarak arttırmıştır. Davalı vekili süresinde verdiği dilekçe ile ıslahla istenen miktar için zamanaşımı definde bulunmuştur. Bu durumda öncelikle bir ön sorun olarak ıslah dilekçesi ile istenen kısım için zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda karar verilmelidir: Olayda zamanaşımının gerçekleştiği sonucuna varılırsa o takdirde ıslahla arttırılan kısım için işin esası hakkında bir karar verilemez.
Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan davalının zamanaşımı defi konusunda olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine 4.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy