(7201 S. K. m. 17) (1086 S. K. m. 73, 428)
Dava: Davacı E. Özdemir vekili Avukat A. Ersoy tarafından, davalı M. Rende aleyhine 5.4.2002 gününde verilen dilekçe ile kiracının haksız tahliyesi nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 15.12.2003 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 1.3.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil M. Rende ile karşı taraftan davacı vekili Avukat A. Acar geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kiracının haksız tahliyesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesi ve oturum günü, davalının işyeri adresinde, 7201 sayılı Yasa m.17 uyarınca, orada çalıştığı yazılı başka birine tebliğ olunmuştur. Tebligat parçasında, muhatabın adreste bulunamamasının geçici veya devamlı olup olmadığı yolunda bir belirleme yer almamaktadır. Davalı bu tebligatın kendisine ulaşmadığını ve tebliği alan kişinin o adreste çalışmadığını temyizinde bildirmektedir. Ayrıca bu tebligatı yapan görevli hakkındaki şikayeti üzerine ceza davası açıldığını da bildirmiştir.
O halde davalının tebligatın geçersizliğine ilişkin iddiaları incelenmeli, tebligatı alan şahsın o tarihte işyerinde çalışıp çalışmadığı belirlenmelidir. Bundan sonra tebligatın geçersizliği sonucuna ulaşılırsa, davalıya yeniden savunma hakkı verilmek suretiyle yargılamanın sürdürülmesi gerekir. Mahkeme, tarafları yasal biçime uygun olarak davet etmedikçe hüküm veremez. (HUMK. m. 73). Açıklanan nedenle, davalıya yapılan tebligatın usulüne uygunluğu üzerinde durulmadan davaya devam edilmiş olması; bozmayı gerektirmiştir. (HUMK. m. 428/b.4).
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy