(4721 S. K. m. 4) (5680 S. K. m. 16, 17)
Dava: Davacı Ahmet Taşkın ve Ayşe Taşkın vekili Avukat Yıldız Doğan tarafından, davalı Merkez Gazete AŞ ve diğerleri aleyhine 29.1.2003 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle 5.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Merkez Gazete AŞ hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi ile diğer davalılardan 1.000.000.000 lira manevi tazminat alınmasına dair verilen 25.12.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu yayında davacıların resimlerinin de izinsiz olarak kullanılmış olması, gerçek olmadığı anlaşılan haberin içeriği itibarıyla davacıların yaşadıkları sosyal çevrede yaratacağı olumsuz değerlendirmeler karşısında yaşanacak sıkıntılar ile yukarıda açıklanan ilkeler gözönünde tutulduğunda mahkemece hükmedilen bir milyar lira manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerektiğinden hüküm, bu nedenle bozulmalıdır.
3- Dava, Merkez Gazete Dergi Basın Yayıncılık San. Tic. A.Ş. tüzel kişiliğine de husumet yöneltilerek açılmıştır. 5680 sayılı Basın Yasası'nın 16 ve 17. maddeleri hükümlerine göre sorumluluk mevkutelerde yazıyı veya haberi yazan kimse ile beraber bu mevkutenin ilgili sorumlu müdürüne ve sahibine aittir. O halde, davaya konu edilen yazının yazıldığı gazete nüshası temin edilerek imtiyaz sahibi olarak kimin gösterildiği incelenmeli ve sorumluluk ona göre belirlenmelidir. Yerel mahkemece bu yönde inceleme yapılmadan emniyet müdürlüğündeki kayıtlar esas alınmak suretiyle adı geçen davalı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi doğru değildir. Gazete nüshasında gösterilen imtiyaz sahibi emniyetteki kayıtlara uygun olmasa bile sorumluluk için esas alınmalıdır. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) ve (3) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalının temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy