(2004 S. K. m. 67)
Davacı P. A. Ovaları Sulama Birliği vekili Avukat Mehmet Ali Yıldız tarafından, davalı R. T. aleyhine 4.1.2002 gününde verilen dilekçe ile icra takibine itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne dair verilen 19.6.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesi amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir. Kara davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından icra takibine konu edilen alacak, davalının haksız eyleminden kaynaklandığından ve uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden alacak miktarı belirgin (likid=liquid) değildir. Nitekim, mahkemece gerekli inceleme yapılarak varılan hukuki sonuca göre hüküm kurulmuştur. Şu durumda, olayda uygulama yeri bulunmayan İcra ve İflas Yasasının 67/2. maddesi gereğince, davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
3- Yargılama sonunda hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir (29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İBK). Bu bağlamda, yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir.
Diğer yandan, 4667 sayılı Yasa'nın 77. maddesiyle değişik 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 164/son maddesinde dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı belirtilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesinde de Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti ... biçiminde anılan yasa hükme koşut bir düzenlemeye de yer verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin ve yargılama giderlerine dahil bulunan vekalet ücretinin davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, vekalet ücreti avukata aittir biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır. Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
Ancak anılan yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının; 2. paragrafında yer alan Asıl alacak üzerinden ve %40 oranında hesaplanan 178.890.320 TL. icra inkar tazminatı ile... sözcük dizisinin silinmesine, 3. paragrafında yer alan ...davacı vekiline... sözcüklerinin çıkartılarak yerine ...davacıya... sözcüğünün yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy