(406 S. K. m. 2) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş. vekili Avukat Ayşin Aksu tarafından, davalı Şah İsmail Elidemir ve diğerleri aleyhine 25.5.1999 gününde verilen dilekçe ile muaraza ve müdahalenin men'inin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16.12.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, muaraza ve müdahalenin men'ine ilişkindir. Yerel mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, 406 sayılı Yasa gereği her türlü telekomünikasyon hizmetine devlet adına tekel olarak yürütme yetkisinin kendisinde olduğundan davalılarca Ankara-Eryaman Toplu Konutları 1. ve 2. Etap'da sürdürülen kablolu ve kapalı devre TV sistemi ile kendisinden izin alınmadan yayın olarak sürdürülen faaliyetin önlenerek davalıların muaraza ve müdahalesinin menini istemiştir. Mahkemece bilirkişilerce hazırlanan ve tesisin gerçek ve tüzel kişilerin kendi taşınmazları içindeki kişisel telekomünikasyon tesisi kapsamında olduğundan izin ve ruhsatla tabi olamayacağına ilişkin rapora göre dava reddedilmiştir. Dosyadaki belgelerden. Kurulan bir sisteme 52 kanalından 8500 konuta yayın yapıldığı anlaşılmaktadır. Böyle tesisin oluşturulması 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun hükümleri uyarınca izne bağlı olması gerekir. Nitekim anılan yasanın 2. maddesinde, ne tür tesislerin izne bağlı olduğu belirtilmiş ancak bir gerçek veya tüzel kişinin kendi kullanımındaki taşınmaz içinde ve her bir taşınmazın sınırları dışına taşmayan kişisel ve kurumsal ihtiyaçları için kullanılan ve üçüncü kişilere herhangi bir telekomünikasyon hizmeti verilmesinde kullanılmayan kişisel telekomünikasyon tesisinin izne tabi olmaması için bir gerçek veya tüzel kişinin salt kendi taşınmazı veya bağımsız bölümü içinde kurduğu alıcı ile görüntü alması gerekir. Yoksa bu görüntülerin alındıktan sonra iki veya ikiden fazla kişiye dağıtımı önlenmiştir. Somut olayda yukarıda da açıklandığı gibi oluşan tesisin 52 kanaldan 8500 konuda yayın yaptığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde yayının hukuka aykırı olduğu, kaldı ki RTÜK'ce de tesis ve faaliyetin yasaya aykırı olduğu belirtilerek ilgililer hakkında ceza davası açılmasının sağlandığı ancak bu davanın 4616 sayılı yasa ile ertelendiği anlaşılmaktadır, tüm bu olgular birlikte de değerlendirildiğinde davalıların eyleminin yasaya aykırı olduğundan davanın kabulü gerekirken, bilirkişilerin olaya uygun düşmeyen görüşüne göre davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy