(4721 S. K. m. 24)
Dava: Davacı E. Acer vekili Avukat Y. Ekinci tarafından, davalı Z. S. Doğan aleyhine 23.5.2003 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.12.2003 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 8.3.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız şikayet gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının otomobili iki ay önce çalınmış, davalı durumu emniyet birimlerine bildirmiş ancak bulunamadığı için sigorta şirketinden aracın bedelini almıştır. Bundan sonra, olay günü davacının çalıştığı tamirci dükkanının önünden geçtiği sırada, üzerinde satılık ilanı olan aracın, kendisinin çalınıp bulunamayan aracı ile aynı renk ve modelde olduğunu görünce incelediğinde üzerindeki bazı izlerden çalınan aracına benzeterek durumu önce sigorta acentesine ve onun yol göstermesi üzerine de ilgili emniyet birimine bildirmiştir.
Görüldüğü gibi davalının eylemi sadece, önceden çalındığı halde bulunamamış olan otomobil ile ilgili olarak yetkili mercie ihbarda bulunmaktan ibarettir. Davalının davacının şahsına yönelen bir ihbar ve iddiası olmamıştır. Sadece çalıntı otomobile ilişkin olarak sahip olduğu bilgileri anlatıp somut olayın soruşturulmasını sağlamak istemiştir. Davacının söz konusu aracın sahibi durumunda olması nedeniyle hakkında birtakım işlemler yapılmış ise de, bunda davalıdan kaynaklanan bir kusur söz konusu değildir.
Davalı Anayasa'dan ihbar ve şikayet görevini yerine getirmiştir. Bunu yaparken davacıyı veya bir başkasını değil, sadece suç ve suçluların bulunmasını amaçlamıştır. Dava konusu olayların yukarıda anlatılan gelişim biçimi itibarıyla davalının bu eyleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından tazminatla sorumlu tutulamaz. Yerel mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy