(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 24)
Dava: Davacı S. Alkap vekili Avukat D. Özcan tarafından, davalılar Karayolları Genel Müdürlüğü vd. aleyhine 29.7.1999 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.1.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan L. İnş. San. AŞ vd. vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 8.3.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan M. İnş. A.Ş. vekili Avukat Z. Kaya, L. İnş. A.Ş. vekili Avukat H. A. Bulut ve K. İnş. A.Ş. vekili Avukat D. Çağan geldiler, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan L. İnş. A.Ş., M. İnş. A.Ş. ve K. İnşaat A.Ş. tarafından temyiz olunmuştur.
Davalıların eylemleri nedeniyle zarar gören bina ve eklerinin değeri Bayındırlık Bakanlığı'nın 2001 yılı birim fiyatları göz önünde bulundurularak saptanmış ve hüküm altına alınmıştır. Oysa zararlandırıcı eylem ve sonuç 1999 yılında meydana gelmiştir. Hesaplamanın da, bu tarih itibariyle ve 1999 yılı birim fiyatlarına göre yapılması gerekir. Karar, bu bakımdan doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3- Dosya içerisinde bulunan Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü'nün 8.12.2000 tarihli yazısında, davacının taşınmazının depremde ağır hasar gördüğünün ve davacının da ağır hasar hak sahibi olduğunun belirtildiği görülmektedir. Davacıya deprem nedeniyle ve ağır hasar hak sahibi sıfatıyla bir ödemede bulunulup bulunulmadığı anlaşılamamaktadır. Bu yönün araştırılması, davaya konu zarar ile yukarıdaki yazıda adı geçen zararın aynı olup olmadığının belirlenmesi; aynı yere ilişkin bulunduğu takdirde, davacıya bu nedenle bir ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise zarardan düşümünün değerlendirilmesi gerekir. Eksik soruşturmaya dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu yön de bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacı, davaya konu yapıların tahrip edilmesi nedeniyle işletilememesinden kaynaklanan gelir yoksunluğu isteminde de bulunmuş ve mahkemece bu kalem zarar da hüküm altına alınmıştır. Dosya içeriğinden, zarar gören tesislerin bizzat davacı tarafından işletilmekte olduğu anlaşılamadığı gibi; dava dışı T. Hızel'e kiralandığı yönünde belgeler ve tanık anlatımları bulunmaktadır. Mahkemece, tesislerin davacı tarafından işletilip işletilmediği belirlenmediği gibi; kiralama ile ilgili araştırma ve değerlendirme de yapılmamıştır. Kararın, bu yöne ilişkin eksik soruşturma nedeniyle de bozulması gerekmiştir.
5- Dava, haksız eylemden kaynaklanmakta olup; yasal faiz yürütülmesi gerekir. Mahkemece, hüküm altına alınan tazminatlara reeskont faizi yürütülmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
6- Davacı, tek mal varlığının gözlerinin önünde ağır ağır ve yasa dışı bir biçimde yok edilmesi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece, gerekçe de gösterilmeksizin kabulüne karar verilmiştir. Gerek BK. m. 49 ve gerekse de MK. m. 24 düzenlemeleri uyarınca, kişilik haklarına saldırı durumunda manevi tazminata hükmedilebilir. Davaya konu olayda zarar, davacının mal varlığına ilişkindir. Bu nedenle ve kural olarak manevi tazminatı gerektirmez. Mahkemece, gerekçe de gösterilmeksizin bu kalem istemin kabulü yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı şirketler yararına takdir olunan 400,00'er YTL. duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy