(657 S. K. m. 13)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat Necran Metin tarafından, davalı Fatma Kaya aleyhine 14.11.2001 tarihinde verilen dilekçe ile davalının haksız eylemi sebebiyle ödenen tazminatın rücuan tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 18.12.2003 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, davalının hekimlik görevini yürütürken gerekli özeni göstermemesi sonucu olarak davacı idarenin üçüncü kişilere ödediği tazminatın rücuan tahsiline ilişkindir. Mahkemece, istek reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idare, davalının hekimlik görevini yürütürken gerekli özeni göstermemesi sonucu dava dışı Nurcan Kılıç ve Cevat Kılıç tarafından Sağlık Bakanlığı aleyhine Ordu Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesinde yeni doğan bebeklerinin ölümü sebebiyle hizmet kusuruna dayalı olarak açılan tazminat davasında idarenin manevi tazminat ödemesine karar verildiğini ve anılan şahıslara ödeme yapıldığını belirterek ödediği tazminatın rücuan tahsilini istemiştir. Mahkemece, iki çocuk hastalıkları uzmanı doktordan ve bir hukukçu bilirkişiden alınan raporlar doğrultusunda istek reddedilmiştir.
Olayla ilgili olarak üçüncü kişiler tarafından Ordu İdare Mahkemesinde Sağlık Bakanlığına karşı açılan tazminat davasında Adli Tıp Kurumundan alınan raporda olay bütün yönleri ile açıklanıp ölen bebekte herhangi bir anomali bulunmadığı, acil müdahale edildiğinde kurtulma ihtimali bulunduğu, acil müdahaleye karar vermeyen hekimin kusurlu olduğu belirtilmiş ve bu sebeple idarenin hizmet kusuru olduğu gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı tazminat ödemeye mahkum edilmiştir.
Eldeki davada alınan bilirkişi raporları Adli Tıptan alınan rapor gücünde olmadığı, çocuk hekiminden alındığı anlaşılmaktadır. Hükme dayanak yapılan doktor bilirkişi raporunun sonuç kısmında zararın davalıdan alınmasının haksız olabileceği, doğum öncesi kontrollere gelmeyen çocuğun ailesinin de hatalı olduğu belirtilmiştir. Oysa yukarda ifade edilen Adli Tıp Kurumu raporunda acil müdahaleye karar vermeyen hekimin yani davalının özensizliği belirtilmektedir. Şu halde davalı sorumlu tutulmalıdır. Ancak, olayın gelişimi ve sair olgular gözetildiğinde tazminattan indirim yapılarak kısmen hükmedilmesi gerekirken davanın tümden reddi dosya kapsamı ile usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA; 25.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy