(818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı M. Kamil Çörtoğlu vekili Avukat Tuncay Arat tarafından, davalı Ender Önkol ve Ali Öney aleyhine 21.10.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet ve dilekçelerdeki ifadeler nedeniyle kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.2.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 10.3.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat Tuba Yıldız ile karşı taraftan davacı asil M. Kamil Çörtoğlu ve vekili Avukat Tuncay Arat geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, haksız şikayet ve şuf'a davasına davalılar tarafından vekilleri aracılığıyla verilen dilekçelerdeki ifadeler nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalıların -şahsen- Ankara DGM Başsavcılığına verdikleri dilekçe ile davacıyı evrakta sahtekarlık, sahtecilik ve arazi mafyası kurmakla suçladıklarını, bunun üzerine hakkında açılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiğini, şikayetlerinin haksız olduğunu, ayrıca davalıların vekilleri aracılığıyla Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen şuf'a davasına verdikleri 19.10.2001, 19.11.2001 ve 22.11.2001 tarihli dilekçelerdeki sahtecilik, resmi evrakta sahtekarlık, arazi mafyası-çete kurmakla itham ederek kişilik haklarına saldırıda bulunduklarını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar cevaplarında dilekçelerin Avukat Seçmen Memişoğlu tarafından verildiğini, davacının daha önce Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi 2002/834 esas sayılı dosyada anılan dilekçeler nedeniyle avukata karşı tazminat davası açtığını ve Avukat Seçmen Memişoğlu'nun tazminata mahkum olduğunu belirterek dilekçelerle ilgileri olmadığından ve ayrıca manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince aynı olay nedeniyle kendilerinden yeniden tazminat istenemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların tutum ve davranışları ile avukat aracılığıyla davacıya yapılan hakarete olur verdiklerini ortaya koydukları için tazminata mahkum edilmeleri gerektiği gerekçesiyle istem kısmen kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre dava konusu şuf'a davasına verilen dilekçeleri davalıların vekili sıfatıyla Avukat Seçmen Memişoğlu vermiş; Ankara DGM Başsavcılığına hitaben yazılmış şikayet dilekçesini ise davalılar -şahsen- vermişlerdir.
Davacının davalıların haksız şikayetleri ile kendisine iftira ettiklerinden bahisle başvurusu üzerine davalılar hakkında iftira suçundan kamu davası açılmış ve dosyada bulunan karar örneğine göre de yasal haklarını kullandıklarından bahisle iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilmiştir. Anılan kararı ceza dosyasında müdahil olan davacı temyiz etmiş ve henüz temyiz incelemesi sonuçlanmamıştır.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi ceza mahkemesinden verilen beraat kararı ile bağlı değilse de orada tespit edilen maddi vakıalarla bağlıdır. Somut olayın özelliği itibariyle ceza mahkemesinin dosyasının kesinleşmesi beklenmelidir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 400,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy