(3213 S. K. m. 3, 12, 18, 19, 24, 26, 29, 36, 46)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat N. Taşyurt tarafından, davalı H. S. Genç ve S. Ersin aleyhine 20.11.2000 tarihinde verilen dilekçe ile davacı hazine adına kayıtlı yerden izinsiz olarak kil malzemesinin alınması sebebiyle malzeme bedeli ve tahribat ve kullanma bedelinin tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; sübuta ermeyen davanın reddine dair verilen 7.3.2002 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı, hazine adına kayıtlı taşınmaz üzerinden davalılar tarafından maden işletme ruhsatı olmadığı durumda ve herhangi bir izin alınmadan, kiralama işlemi yapılmadan yerin yüzeyi tahrip edilerek kil (bentonit) madeninin çıkartılması sebebiyle kaçak olarak çıkarılan malzeme bedeli ile araziye verilen zarar bedelini istemiştir. Mahkemece, davalı yanın aldıkları maden arama ruhsatı ile dava konusu yerlerde maden çıkarma haklarının bulunduğu gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık çözümünde uygulanan 3213 sayılı Maden Kanunu'nda arama ve işletme ruhsatları ayrı yöntem ve işlemlere bağlı olarak düzenlenmiştir.
Maden arama; cevher yatağının tanınmasını amaçlayan faaliyetlerin tümüdür. Belli bir alanda maden arama faaliyetinde bulunulabilmesi için maden arama ruhsatının alınması gerekir (3213 sayılı Kanun m.3). Arama faaliyetleri arama izni sınırları içerisinde yapılır. Maden arama ruhsatı sahibi arama sırasında; kuyular, tüneller ve çukurlar kazmak gibi yöntemlerden yararlanır. Ancak maden arama dönemi içerisinde yapılan bu faaliyetler sırasında sahaya zarar verilmesi durumunda ruhsat sahibi adli merciiler tarafından tesbit edilecek tazminatı arazi sahibine ödemek ve sahayı kullanılabilir halde terk etmekle yükümlüdür.(3213 sayılı Kanun m.46). Maden Arama ruhsatı sahibi azami otuz aylık sürede; arama faaliyetinde bulunmak, arama faaliyetlerinin teknik gereklerini yerine getirebilmek için çevresindeki ruhsat sahalarında da zarar vermemek koşuluyla prospeksiyon (Madencilik arama faaliyetine mesnet teşkil eden ön bilgilerin toplanması işi) yapmak (m.18), ön işletme isteminde bulunmak, buluculuk hakkı istemi ile başvurmak ve arama ve ön işletme ruhsatı süresi boyunca faaliyet raporlarıyla tesbit edilen görünür rezervin (Görünür rezerv: boyutları, tenoru belirlenmiş, üretilebilir kesin cevher miktarı) 1/10'u kadarını istihraç edip satma hakkına sahiptir. Fazla cevher tesbit edilirse Maden Kanununun 12. maddesi hükümleri uygulanarak mahalli mülki amiri nakledilen madeni geçici olarak zapt eder ve gerekli tutanağı düzenleyerek evrakı adli makamlara tevdi eder.
Arama ruhsatı sahibi arama ve rezerv tesbit çalışmalarının olumlu bir gelişme gösterdiğini, arama ve sair faaliyetlere bir süre daha devam edilmesi ile daha büyük işletme veya tesis kurma imkanlarının doğabileceğini beyanla ön işletme projesi vererek ön işletme talebinde bulunabilir (3213 sayılı Kanun m.19).
İşletme Ruhsatı; bu safhada iki ayrı izin söz konusudur. Bunlardan ilki yararlanma hakkı iznidir ki bu izne yasada işletme ruhsatı denilmektedir. İşletme ruhsatı, işletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesidir (m.3). Ruhsat sahibinin, arama veya ön işletme ruhsat süresi sonuna kadar ilgili daireye başvurusu ve işletme ruhsatı isteminde bulunması ile işletme ruhsat hakkı doğar (m.24/1). İşletme ruhsatı alınabilmesi için, raporla tesbit edilmiş işletmeye elverişli ekonomik cevherin gerektiğinde taksire (Taksir: Ruhsat alanının Maden Yasası gereğince küçültülmesi) mesnet teşkil edecek biçimde işletme sınırlarının, işletmeye alınma sıralarının ve ilk işletmeye alınacak maden içerisinde işletme projesinin ilgili daireye verilmesi gerekir (m.26/2). İkinci safha ise işletme iznidir. İşletme izni sahibi sahasında herhangi bir maden için işletme izni almadıkça işletme faaliyetinde bulunamaz. İşletme ruhsatı alanı, birden çok işletme izni alanını kapsar ve bir işletme ruhsatındaki her işletme izni ile ilgili tüm faaliyetler ayrı ayrı yürütülür (m.29). İşletme ruhsatı sahibi işletme izninin alınışından itibaren altı ay içerisinde madeni işletmeye almak zorundadır. İşletme ruhsatı sahibi işletme haklarından yararlanma hakkı sahibi durumundadır. Bu hak, belirli bir süre, belirli bir alanda hak sahibine işletme kurma ve işletme olanağı sağlayan bir haktır. İşletme hakkı, sahibine izin aldığı alanda intifa hakkı içerikli bir hak sağlar; işletme koşullarına uygun alanı işletmek buna karşın çıkarılan cevher menkul mal niteliği kazanır.
İşletme ruhsatı alanında, işletme faaliyetinin zorunlu sonucu olarak çıkarılan taş ocağı malzemeleri işletme ruhsatı sahibi tarafından değerlendirilir (m.36/2).
Dava konusu olaya gelince; gerçek veya tüzel kişiler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan izin alarak ve bu izinlerde belirtilen sınırlar içerisinde maden arayabilirler. Davalı, 9.2.1999 gününde ve otuz ay süreli maden arama ruhsatı ile arama faaliyetine başlamış; fakat işletme izni ve ruhsatı almadığı için kanuni arama ruhsatı döneminde bu madeni istihraç etme hakkı bulunmamaktadır. Davalının ancak işletme ruhsatı alması halinde işletme faaliyetinin zorunlu sonucu olarak çıkarılan malzemeleri değerlendirme hakkı bulunmaktadır. Şu durumda, kanuni düzenlemeler gözetilerek davalıların eylemi sonucu davacı idareye verdiği zararın belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken yazılı biçimde ve yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar, bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA 14.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy