(818 S. K. m. 49)
Dava ve Karar: Davacı Ş. S. vekili Avukat H. tarafından, davalı L. A. aleyhine 21.11.2002 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26.2.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, yayın yoluyla kişilik haklarının saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Emekli subay ve 27 Mayıs ihtilalini gerçekleştiren ülke yönetimini üstlenen Milli Birlik Komitesi üyelerindendir. Davacı iddiasında, davalı tarafından yazılan Krallar ve Başkanlarla 50 yıl isimli kitaptaki 27 Mayıs 1960; ihtilal başlıklı kısımda anlatılan hususların tam bir senaryo olduğu, Anayasayı getirin başlıklı kısımdaki beyanların ise tamamen gerçek dışı olduğu davacının kişiliği ve askerlik mesleğiyle alay edildiği iddiasıyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece davalının davacı hakkındaki sözlerinin dönemin eleştirisi olduğu gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Davaya konu kitabin Anayasayı Getirin başlığıyla başlayan kısmında davalı yazarın ihtilalin ilk günlerinde gittiği Askeri ihtilal karargahında o dönem subay olan davacı ile karşılaştığı ve onunda konuşacak olduğu, davacının ismi de belirtilerek ustura ile traş olan, yarı çıplak, atletli bir kumandan olarak tanımlanıp yanındaki bir subaya Koş çabuk, üniversiteden bir profesör çağır bana emrini verdiği, birkaç dakika sonra subayla birlikte uzun boylu, gözlüklü bir profesörün geldiği ve davacının ona sayın hocam, Ankara'dan telefon ettiler, çabuk bir Anayasa istiyorlar sizden dediği Profesörün kekeleyerek Anayasa mı? diye cevap vermesi üzerine davacının Evet Anayasa Yıllardır Anayasa, Anayasa dediniz yazılı bir Anayasanız, bir taslağınız yok mu kardeşim? diye Söylediği bunun üzerine Hocanın sustuğu, başını yere eğip Binbaşım Anayasa öyle bir kişinin hazırlayabileceği ufacık bir taslaktan ibaret olmaz. Anayasayı bir-iki kişi hazırlamaz. Anayasayı bir kurul hazırlar şeklindeki sözleri üzerine davacının sinirlenerek Kardeşim ben böyle şeylerden anlamam, Rektöre söyle hepiniz toparlan, akşam saat 18'de sizi askeri bir uçakla Ankara'ya göndereceğim, orada silahlı kuvvetlerle ne yaparsanız yapın şeklindeki ifadeler kullandığı anlatılmıştır.
Davalı kitapta yeralan tüm olayların gerçek olduğunu savunmasına ve davacının buna karşı çıkmasına rağmen yukarıda belirtilen kitapta anlatılan olayın gerçekliğini kanıtlayıcı delil getirmemiştir. Yayında belirtilen sözler davacının yetersizliğini bilgisizliğini ifade etmektedir. Bu haliyle davacının kişilik değerlerine saldırı niteliğindedir. Bu nedenle davanın tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy