(2004 S. K. m. 72) (3065 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 417, 423) (1136 S. K. m. 164)
Davacı Gürsel Karslı vekili Avukat Ahmet Egesel tarafından, davalı Ümit Karslı aleyhine 19.4.2002 tarihinde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29.5.2003 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Karar gününden sonra açılan ve hükme bağlanan Ankara 9. İcra Hakimliği'nin 19.6.2003 tarih ve 2003/354-428 s. dosyasında, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin iptal edilmesine karar verilmiştir. Bu durumda, dava konusuz kalmıştır. Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekir. Hükmün, açıklanan bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2-a) Mahkemece takdir edilen vekalet ücretine, katma değer vergisi eklenerek hüküm kurulmuştur. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesinde; bu tarifede yer alan ücretlere 3065 s. Kanun hükümleri gereği katma değer vergisi ayrıca ilave edilir. denilmekte ise de, 3065 s. Katma Değer Vergisi Yasası'nın 20/4. maddesinde, belli bir tarifeye göre fiyatı tesbit edilen işler ile biletle tahsil edilen hallerde tarife ve bilet bedeli, katma değer vergisi dahil edilerek tesbit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez. hükmü ile Anayasa'nın 73. maddesinde belirtilen vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. şeklindeki kanun maddelerinin bu düzenleniş biçimine karşın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesindeki düzenleme biçiminin yer almış bulunması, normlar arasında aykırılık yaratmıştır. Bu gibi durumlarda ve Yargılama Hukuku bakımından öncelikle göz önünde tutulacak hüküm, Anayasa kuralıdır. Yukarda yazılı olan Anayasa kuralına dayanılarak çıkarılan 3065 s. Yasa'nın 20/4. maddesinde, yukarda açıklandığı üzere, bu nitelikteki tarifelerde ön görülen miktarın içerisinde Katma Değer Vergisi'nin de bulunduğu, sair bir ifade ile Katma Değer Vergisi'nin, tarifede belirlenen miktar içerisinde yer aldığı belirtilmiştir. Şu durumda, kanun hükmü gözetildiğinde, tarifedeki ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi'nin eklenmemesi gerektiği kabul edilmek gerekir.
Mahkemenin yukarda yazılı olan bu kanuni düzenlemeleri gözetmeden, tarifede belirlenen ücrete ayrıca Katma Değer Vergisi eklenmesi şeklinde vardığı sonuç doğru görülmemiştir.
b) Yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. (29.5.1957 gün ve 4/16 s. İBK.). Bu bağlamda, yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. (HUMK.m.417/1, m. 423/b.6).
Diğer yandan, 4667 s. Kanun m.77 hükmü ile değişik 1136 s. Avukatlık Yasası'nın m.164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ilişkin olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde "yargı yerlerince avukata ilişkin olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti şeklinde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Kanunu ve gerekse de kanuna dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ait hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin -ve bu bağlamda vekalet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, vekalet ücreti avukata aittir biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki bu ücret, iş sahibinin borcu sebebiyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın, yukarda 1 ve 2/a-b no.lu bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine, 31.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy