(1086 S. K. m. 45)
Dava: Davacı Emekli Sandığı vekili Avukat Nurcan Karaağaç tarafından, davalı Hatice Öztay aleyhine 5.1.2000 gününde verilen dilekçe ile sağlık yardımından faydalanan iki kişi adına davalı tarafından düzenlenmiş reçete muhteviyatlarının bu hastalara kullanılmadığının tespiti nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17.6.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davacı kuruma bağlı olarak sağlık yardımından faydalanan iki kişi adına davalı hemşire tarafından düzenlendiği iddia olunan sahte reçetelerde yazılı ilaçların bu hastalara kullanılmadığının ancak bu ilaç bedellerinin davacı kurumca ilgili eczanelere ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı, dava konusu edilen doktor reçetelerindeki teşhis ve ilaçlar hakkındaki bölümlerin kendisi tarafından yazılmadığını savunmuştur.
Davaya dayanak teşkil eden, davalı hakkındaki müfettiş soruşturması sırasında Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığından alınan raporda; reçetelerdeki yazı ve rakamların davalının eli ürünü olduğu kanısına varıldığı belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında sahtecilik, grafoloji ve balistik uzmanı olan bilirkişiden alınan raporda ise reçetelerin sekretarya tarafından da doldurulabilecek üst kısımlarında yazılı olan ilgili doktorun ismi ile sicil numarasının davalı tarafından yazıldığı ancak teşhis ve ilaçlar kısmında yazılan yazılar ve atılan imzanın davalının eli ürünü olmadığı belirtilmiş olup mahkemece bu rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki belge ve bilgilerden; dava konusu olayla ilgili olarak ödeme yapılan eczane sahipleri ve çalışanları hakkında ceza davası açıldığı, ceza davasında reçetelerdeki yazı ve rakamların kimin tarafından yazıldığının araştırılması amacıyla davalının imza ve yazı örneklerinin de temin edilerek dosyanın incelenmek üzere Adli Tıp Kurumuna gönderildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı hakkında yapılan idari soruşturmanın var olduğu bilinmektedir. Şu durumda mahkemece, davalı hakkında yapılan soruşturma sonucunda lüzumu muhakemesine karar verilip verilmediğinin, davalı hakkında da ceza davası açılıp açılmadığının araştırılarak açılmış ise ceza davasının sonucunun beklenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; 25.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy