(818 S. K. m. 58)
Dava: Davacı Kadir Kök ve Mustafa Bayana vekili Avukat Mustafa Taşhan tarafından, davalı Tedaş Müessese Müdürlüğü ve Mehmet Arıkan aleyhine 22.8.2000 gününde verilen dilekçe ile davalılardan Mehmet Arıkan'a ait diğer davalı Tedaş İşletme Şefliğinin sorumluluğundaki elektrik hattından çıkan yangın sonucu davacılara ait ekili alanların yanması sonucu uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Mehmet Arıkan hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, davalı Tedaş ve dahili davalı hakkında açılan davanın reddine dair verilen 4.11.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Mehmet Arıkan vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı Tedaş İşletme Şefliği'nin sorumluluğunda bulunan ve diğer davalı Mehmet Arıkan'a ait özel sulama abone hattından çıkan yangın sonucu uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yargılama sırasında; yangının, tarımsal sulama amaçlı olarak çekilen davalı Mehmet Arıkan'a ait alçak gerilim şebekesinin direkleri arasındaki sehimi bozuk tellerden çıktığı tespit edilmiştir. Ancak mahkemece, ...yangına neden olan hattın özel hat olduğu, özel hatların teknik bakım ve işletme sorumluluğunun ise Tedaş'a ait olmadığı, bu sorumluluğun özel hat sahibine ait olduğundan ve bilirkişiler tarafından da Tedaş'a kusur izafe edilmediği... gerekçesi ile davalı Tedaş aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı Mehmet Arıkan hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı Mehmet Arıkan tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Mehmet Arıkan, tarımsal sulama abonesi olarak bu hattan yararlanmaktadır. Bu hat ise, davalı Tedaş'a ait trafoya bağlıdır. Şu durumda yangının başladığı hattın ve bağlı bulunduğu trafonun bakım ve sorumluluğu davalı Tedaş'a aittir. Davalı Tedaş'ın konumu itibariyle tehlikeli bir işletmenin işleteni olarak olayda tehlike sorumluluğu bulunmaktadır. Anılan bu sorumluluk, kusursuz sorumluluktur. Davalı kurumun zarardan sorumlu tutulabilmesi için kusuru aranmaz. Davalı Tedaş'ın, kusursuz sorumluluk ilkeleri gereğince, sorumlu tutulabilmesi için zarar ile eylem arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Davalı, ancak kendisine tanınan kurtuluş beyyinesini başarıyla kullanabilirse ve zararla eylem arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlarsa sorumluluktan kurtulabilir. Dava da bu yönde bir iddia ve kanıt bulunmadığına göre davalı Tedaş BK.nun 58. maddesinde düzenlenen kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince zarardan sorumlu tutulmalıdır. Mahkemece, yukarıda açıklanan yönler gözetilmeksizin davalı Tedaş'ın zarardan sorumlu tutulmaması doğru değildir. Karar, bu nedenle bozulmalıdır.
3- Dava dilekçesinde ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında; Mustafa Bayana, davacı olarak gösterilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında, davada taraf olmayan Durdu Bayana için hüküm kurulmuştur. Bu durum kararın infazında duraksama yaratacağından ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy