(818 S. K. m. 162)
Davacı A. T. vekili Avukat Z. B. tarafından, davalı M. U. aleyhine 12.10.2001 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 18.11.2003 günlü kararın Yargıtay da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 28.9.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat A. B. geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı ve fer'i müdahil D. Sigorta A.Ş. vekili Avukat S. K. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, noter olan davalının dava dışı şirketin davacıya alacağını temlik işlemini merkez bankasına geç bildirmesi nedeniyle alacağın başka alacaklılara ödenmesi sonucu uğradığı zararın tazminini istemiştir.
Yerel mahkemece davacının kendisinin de Merkez Bankasına başvurarak alacağını isteyebileceği, temlik ihbarının geç yapılmasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Karar davacı yanca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre dava dışı Ö. Tarım Ürünleri Ticaret ve Nakliyat Ltd. Şti. T. 3. Noterliğinde gümrük çıkış beyannamelerindeki tüm hak ve alacaklarını davacıya temlik ettiğini, bu hak ve alacakların Merkez Bankası Trabzon Şubesinden davacının hesabına havale olunmasını ve bu temliknamenin bir suretinin Merkez Bankasına tebliğini istemiştir. Ne var ki davalı Noter bu tebliği hemen değil çok sonra yapmıştır.
Temlik işleminin yapılışı BK. 162. maddesine uygundur. Temlik belgesinin bankaya bildirilmesi görevi işlemi yapan davalı notere yüklenmiştir. Davacı bunun için tebliğ giderini de vermiştir. Bu işlemin noter tarafından zamanında yerine getirilmemesi bir kusurdur. Hatta davalı bu yüzden görevi ihmal suçundan mahkum olmuştur. Bu nedenle davalı sorumludur. Mahkeme kararında belirtilen gerekçe ancak indirim nedeni olabilir.
Şu durumda mahkemece yapılacak iş zarar kapsamının belirlenerek davalının sorumluluğuna karar vermektir. Bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı vekili için takdir olunan 375.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.9.2004gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy