(2330 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat Alpaslan Özarslan tarafından, davalı İlyas Turunç aleyhine 23.7.2003 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı yasa gereğince ödenen nakti tazminatın rücuen tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.12.2003 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava dışı polis memurlarının davalı ve dava dışı kişiler tarafından yaralanması nedeniyle 2330 sayılı yasaya göre ödenen miktarın rücuen tahsili istenmektedir. Dosyadaki kanıtlara göre polis memurlarının yaralanmasına neden olan haksız eylemin birden fazla kişi tarafından işlendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından kendilerine ödeme yapılan güvenlik görevlilerinin uğradığı zarar, davalının çocuğu Neşe Turunç dışındaki diğer kişilerin de eyleminden kaynaklanmaktadır. Davacı idare, elde ki bu dava ile zarar gören güvenlik görevlilerine ödediği tazminatın rücuen ödetilmesini sadece davalı Neşe Turunç'tan istemektedir.
Zarar, birden fazla kişinin eyleminden kaynaklandığına göre davalının tüm zarardan sorumlu tutulması, yasaya ve rücu davasının niteliğine uygun değildir. Şu durumda mahkemece davalının, zararın oluşmasındaki kusur oranı belirlenerek bu miktar üzerinden tazminata karar verilmesi gerekirken davalıyı zararın tamamından sorumlu tutacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
3- Davacı idare tarafından olayda yaralanan polis memurlarına olay tarihi olan 18.10.2001 tarihinden sonra 11.7.2002 tarihinde alınan Nakdi Tazminat Komisyonu Kararı ile tazminat ödendiği ve ödenen miktarın karar tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığı esas alınarak hesaplandığı görülmektedir.
Oysa haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında zarar olay tarihinde gerçekleştiğinden olay tarihindeki koşullar gözetilerek tazminatın hesaplanması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden hesaplama yapmış olan Nakdi Tazminat Komisyon Kararındaki miktarın rücuya esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ve 3 ) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy