(818 S. K. m. 54/1)
Dava: Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat S. Arıkan tarafından, davalı B. Kayapınar aleyhine 3.9.2002 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı Yasa gereğince ödenen 1 nakdi tazminatın rucüen tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 7.7.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, davalı vasisi taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, rucüen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalının, paranoid organik beyin sendromu tanısı ile kısıtlanmasına karar verildiği ve vasi atandığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan, davalı vasisi yargılama aşamasında davalının davaya konu tazminatı ödeme gücü bulunmadığını da ileri sürmüştür.
Kural olarak, haksız eylemlerden sorumluluk kusura dayanır. Kusur sorumluluğu için de, ayırt etme gücünün varlığı gerek ve yeter koşuldur. (TMK.m.13). Diğer yandan, yasada gösterilen ayrık durumların varlığı halinde, ayırt etme gücü bulunmayanlar da sorumlu tutulabilirler. (TMK.m.15). Bu ayrıksı durumlardan biri ise, BK.m.54/1 hükmü ile düzenlenen hakkaniyet gereğine dayalı objektif sorumluluk halidir.
Bu düzenleme ile hakime, geniş bir takdir yetkisi verilmiştir. Bu yetkinin, her olayı çevreleyen koşulların göz önünde bulundurularak kullanılması gerekir. Bu bağlamda, ayırt etme gücü bulunmayanın eyleminin doğurduğu özel tehlike; ayırt etme gücü bulunmamasına karşın, objektif ölçüler içinde ona yüklenilebilecek bir kusurun varlığı; ayırt etme gücü bulunmayanın, eylem sırasındaki öznel durumu ve zarar görene yönelik tutumu ile tarafların ekonomik varlıklarının göz önünde tutulması gerekir. Özellikle, eylemde bulunanın sorumluluğunun, onun yönünden rahatlıkla katlanılabilir; zarar gören bakımından ise hissedilir ölçüde ekonomik sonuçlar doğurması durumunda sorumluluk benimsenebilir.
Hakim, BK.m.54/1 hükmü uyarınca zararın kısmen veya tamamen ödetilmesine karar verebilir. Somut olayda, davalının tazminat sorumluluğu bakımından BK.m.54/1 hükmünün tartışılmaması ve tazminat miktarından indirim yapılıp yapılmayacağı yönünün değerlendirilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy