(2709 S. K. m. 129/5)
Dava: Davacı A. Oral vd. vekili Avukat M. O. Aykut tarafından, davalı Sağlık Bakanlığı vd. aleyhine 3.9.2001 gününde verilen dilekçe ile hastanede tedavi hatası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davalı Sağlık Bakanlığı hakkındaki davanın yargı yolu bakımından reddine diğer davalılar hakkında ise husumet nedeniyle reddine dair verilen 22.1.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile duruşmasız olarak davalı Sağlık Bakanlığı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 29.3.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat S. Türker ile karşı taraf davalılardan Bakanlık vekili Avukat G. Şahin geldiler, diğer davalılar adlarına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan davacıların temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Davalı Sağlık Bakanlığı 26.4.2004 tarihli dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçmiş olduğundan temyiz dilekçesinin vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmelidir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3- Davacıların Sağlık Bakanlığı dışındaki davalılara ilişkin temyiz itirazlarına gelince, davacı, yaralı olarak davalı doktorların görev yaptığı hastaneye kaldırılan yakınlarının davalıların ihmali ve özensiz davranışları ile hatalı tedavi sonucu öldüğünü, bu eylemin suç teşkil ettiğini iddia ederek davalıların kişisel kusuruna dayanmıştır. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin kişisel kusurlarına dayanılarak açılan davalar Anayasa'nın 129/5 maddesi kapsamı içinde düşünülemez. Somut olayda davacı, davalıların kişisel kusuruna dayanmıştır. Dava konusu edilen eylemden dolayı davacının uğradığı zararın davalıların kişisel kusuru sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4- Davalı Sağlık Bakanlığı aleyhindeki davanın yargı yolu bakımından reddedilmesi doğru olmakla birlikte, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddi nedeniyle, karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi hükmü dikkate alınmadan davalı yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması da bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının 2 numaralı bentte, davalı Sağlık Bakanlığının temyiz dilekçesinin ise 1 sayılı bentte gösterilen nedenle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 400,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 29.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy