(2863 S. K. m. 2, 4, 5, 25, 67) (1086 S. K. m. 417)
Dava: Davacı M. Bildirici vekili Avukat E. Çıragül tarafından, davalı T.C. Kültür Bakanlığı aleyhine 25.9.2002 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21.5.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, çöplükte bulduğu eski bir tabloyu jandarma komutanlığına teslim ettiğini, buradan da müze müdürlüğüne tevdi edildiğini; gerek müze müdürlüğü ve gerekse de davalı bakanlık tarafından yaptırılan incelemelerde tam bir kanaate varılamamakla beraber, tablonun özgün (orijinal) olmadığı yolunda raporlar düzenlendiğini ve fakat tablonun davacıya iadesine de yanaşılmadığını ileri sürerek; tablonun özgün olup olmadığının ve bu nitelikte ise parasal değerinin belirlenmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, yaptırılan inceleme sonucunda söz konusu tablonun ressam G. B. eseri olmadığının belirlendiğini ve bu nedenle davacıya ödül verilmediğini ileri sürerek davanın reddi gereğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ve karar kesinleştiğinde gideri davacıdan alınmak suretiyle söz konusu tablonun davalı tarafından geri alınması yolunda işlem yapılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davaya konu tablo, 30.1.2002 tarihinde Elbistan İlçesi'ndeki bir çöplük yakınında bulunduğu ifade edilerek davacı tarafından aynı gün İlçe Jandarma Komutanlığı'na, oradan da Kahramanmaraş Müze Müdürlüğü'ne tevdi olunmuştur. Müze görevlisi tarafından düzenlenen 8.2.2002 günlü raporda, tablonun ressam G. B.'ya ait olabileceği; ancak, sahte olma ihtimalinin de yüksek olduğu görüşüne yer verilmiştir. Ancak, tam bir inceleme ve kanaat edinilmesi için durum İl Kültür Müdürlüğü'nün 18.2.2002 günlü yazısı ile davalı bakanlığa iletilmiştir. Bakanlık Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nün 31.7.2002 günlü yazısı ekindeki raporda ise, tablonun adı geçen sanatçıya ait olmadığı yolunda görüş bildirilmiştir. Bu süreçte, davacı tarafın bakanlık nezdindeki girişimlerine ise 19.9.2002 tarihinde tablo üzerinde inceleme yapıldığı cevabı verilmiş ve 3.10.2002 tarihli yazı ile de; tablonun davalı Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından il müzesinden teslim alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, gerek dava ve gerekse yargılama aşamasında davalı bakanlık tablonun getirtilmesi yönünde kendiliğinden işlem yapmamıştır.
Dava sırasında, mahkemenin yazısı üzerine davalı bakanlık tarafından verilen 18.10.2002 günlü cevap ile: Söz konusu tablonun, Kahramanmaraş Valiliği'nce gerekli güvenlik önlemleri alınarak, tüm masrafların tablo sahibince karşılanması koşuluyla bir güvenlik görevlisi refakatinde, Kahramanmaraş Müze Müdürlüğü'nden bir görevli nezaretinde anılan mahkemeye teslim edilmek üzere genel müdürlüğümüze getirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Davacı vekilinin, 4.11.2002 günlü dilekçesinde gerekli giderlerin taraflarınca karşılanacağı belirtilmiş ve mahkemenin de bu yöndeki ara kararı uyarınca, İş Bankası Ankara Şubesi'nde kiralanan kasaya tablonun konulması sağlanmış; giderler de davacı tarafça karşılanmıştır. Yargılama aşamasında, uzman bilirkişilerce kasada koruma altına alınan tablo üzerinde yapılan inceleme sonucunda, özgün olmadığı yolunda rapor verilmiş ve yukarıda yazılı biçimde ret hükmü oluşturulmuştur. Mahkemece, kasa kira bedeli halen de davacı tarafından ödenilmekte olan tablonun; karar kesinleştiğinde, yine gideri davacıdan alınmak suretiyle davalı bakanlık tarafından geri alınması için işlem yapılmasına da karar verilmiştir.
Dava konusu olaya ilişkin olarak, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda yer alan düzenlemelerin göz önünde tutulması gerekir. Yasada, korunması gerekli görülen kültür ve tabiat varlıklarının kapsamı, nitelikleri düzenlenmiş; ayrıca, devlet malı sayılacakları da hüküm altına alınmıştır. (m. 2, m. 5, m. 25). Diğer yandan, yasanın kapsamındaki şeyleri bulanların ilgili makamlara bildirme ve teslim etme zorunluluğu ve aksine davranışın da cezai yaptırımı yer almıştır. (m. 4, m. 67). Yetkili ve görevli makamlar, yasa kapsamındaki eserleri almak, değerlendirmek ve gerekli görülmeyenleri de sahiplerine iade etmek durumundadır. (m. 25). Somut olayda, davacı, dava konusu tabloyu yasada ön görüldüğü üzere ilgili makamlara teslim etmiştir. Bunun üzerine, yasada ön görülen tasnif değerlendirme ve tescil işlemlerinin yapılması; tescile gerek görülmediği takdirde ise iadesi gerekir. Davacı tarafından 30.1.2002 tarihinde teslim edilen tablo ile ilgili işlemler, davacının başvurularına karşın dava tarihi olan 25.9.2002 gününe kadar yerine getirilmemiştir. Bu uygulama ile davacı, yargı yoluna başvurmak zorunda bırakılmıştır. Oysa yasada yer alan düzenlemeler davalı bakımından görev kuralı niteliğindedir. Şu durumda davalı, dava açılmasına neden olmuştur.
Davacının, tablonun özgün olup olmadığının saptanması isteminde; çoğun içinde azın da bulunduğu kuralı gereğince, özgün olmadığının belirlenmesi durumunda kendisine geri verilmesi talebinin de bulunduğu benimsenmelidir. Mahkemece, tablonun özgün olmadığı saptandığına ve davalı tarafından da tescilin gerekli olduğu ileri sürülmediğine göre; 2863 sayılı Yasa m.25/son hükmü gereğince, tablonun davacıya iade edilmesi yönünde karar verilmesi gerekir. Buna bağlı olarak da; tüm yargılama giderleri, dava açılmasına neden olan ve sonucu itibariyle de davada haksız çıkan davalıya yükletilmelidir. (HUMK. m. 417). Açıklanan tüm bu nedenlerle kararın, bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 28.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy