(1086 S. K. m. 1/II, 8/I)
Dava: Davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş Genel Müdürlüğü vekili Avukat Sadık Osman Önder tarafından, davalı Mustafa Algün aleyhine 20/04/2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine dair verilen 21/10/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, yer altı haberleşme ağına hafriyat sırasında zarar veren davalıdan, meydana gelen 704.261.151 lira onarım bedelinin alınması isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, keşif yapılarak alınan bilirkişi raporuyla zararın 206.581.235 lira olarak gerçekleştiği, belirlenen bu asıl alacak tutarına göre davaya sulh hukuk mahkemesinde bakılması gerektiği benimsenerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 1/II. maddesinde; görev, dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise, görevli mahkemenin belirlenmesinde, davanın açıldığı gündeki değer esas tutulmak üzere, aşağıdaki maddeler hükümlerinin uygulanacağı, 8/I. maddesinde ise, malvarlığı hukukundan doğan değer veya miktarı dörtyüzmilyon lirayı geçmeyen davalara sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Bu düzenleme gereğince, konusu para olan ve miktar veya değeri dörtyüzmilyon lirayı geçen davalara asliye hukuk mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
Davacının tazminat istemi, davalının hukuka aykırı eylemi sonucu malvarlığında meydana gelen azalmanın giderilmesi istemine ilişkin bulunduğuna ve yargı harcı da dava dilekçesinde belirtilen miktar gözetilerek alındığına göre, dava olunan şeyin değeri dava açıldığı günde dava dilekçesinde belirtilen miktardır. Yargılama sırasında bu miktarın asliye hukuk mahkemesinin görev sınırının altında kaldığının belirlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilemez. Bu husus, mahkemenin görevinin müddeabihin davanın açıldığı gündeki değere göre belirleneceği kuralına ( m. 1, II ) uygun olduğu gibi, usul ekonomisine de uygundur. Çünkü, bu halde asliye mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi ve davaya sulh hukuk mahkemesinde ( yeni baştan ) bakılmasında tarafların hiçbir hukuki yararı bulunmamaktadır. Aksine bu husus, davanın uzamasına ve daha fazla gider yapılmasına neden olur ki, bu da usul ekonomisine aykırıdır ( Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı Baskı, Cilt I, sayfa 368, 369 ).
Şu durumda yerel mahkemece, işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yerinede bulunmayan yazılı gerekçeyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy