(1086 S. K. m. 417, 423) (1136 S. K. m. 164) (YİBK. 29.05.1957 T. 1957/4 1957/16 K.)
Dava: Davacı Hüseyin Tekeli vekili Avukat Arif Gençkalan tarafından, davalı Hasan Hüseyin Şen aleyhine 18.3.2003 tarihinde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 1.4.2004 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dava, davalının neden olduğu yangın sonucu kavak ağaçlarında oluşan zararın ödetilmesine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu zararı belirleyen tespit bilirkişi raporu ile mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenmiş bilirkişi raporları arsında zarar gören ağaçların sayısı, yaşları ve zararı hesaplama yöntemleri arasında çok önemli derecede farklar vardır. Bu halde davacının isteğinin bulunması da gözetilerek, mahallinde bilirkişi heyeti ile yeniden keşif yapılmalı, önceki rapor içerikleri ile birlikte karşılaştırılmalı şekilde incelenmeli ve taraf itirazları da doyurucu biçimde karşılayacak nitelikte yeni bir rapor alınmalıdır. Yerel mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan, dosya üzerinden inceleme sonucu hazırlanmış yetersiz ve denetime elverişsiz bilirkişi raporunun karara esas alınmış olması bozmayı gerektirmiştir.
2- Yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. (29.05.1957 gün ve 4/16 s. İBK.). Bu bağlamda, yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. (HUMK. m.417/1, m. 423/b.6).
Diğer yandan, 4667 s. Kanun m. 77 hükmü ile değişik 1136 s. Avukatlık Yasası'nın m.164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ilişkin olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yargı yerlerince avukata ilişkin olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti şeklinde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Kanunu ve gerekse de kanuna dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ait hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin -ve bu bağlamda vekalet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, vekalet ücreti avukata aittir biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki bu ücret, iş sahibinin borcu sebebiyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın (1) ve (2) s. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 07.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy