(818 S. K. m. 41) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Davacı H. Petrol Ltd.Şti. vekili Av. F.G. tarafından, davalı Hazine ve İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü aleyhine 08.01.2003 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu bakımından davanın reddine dair verilen 10.07.2003 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve HUMK'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı H. Petrol Ltd.Şti. vekili dava dilekçesinde, dava konusu 296 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 1949 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonunda Vakıflar İdaresi adına tapuya tescil edildiğini daha sonra Vakıflar İdaresi'nin taşınmazı 1969 yılında Petrol Ofisi AŞ'ye sattığı, Petrol Ofisi AŞ'nin taşınmazı boş arsa olarak aynı yıl müvekkili şirkete kiraladığını, müvekkilinin de arsa üzerine bina inşa ederek kullanmaya başladığını, ancak Hazine'nin Petrol Ofisi AŞ aleyhine Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1994/727 esas sayılı dosyası ile tapu iptali tescil ve kal davası açtığını yargılama sonunda davanın kabulüne taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline ve üzerine inşa edilen binaların yıkımına karar verildiğini kararın 09.10.2000 de kesinleştiğini Hazine'nin kesinleşmiş bu kararı İcra Dairesi aracılığı ile infaz ettirmeyip Üsküdar Kaymakamlığı kanalı ile 18.04.2002 günü infaz ettirerek müvekkili şirkete ait binaları yıktırdığını belirterek davalı Hazine ve Vakıflar İdaresi aleyhine açtığı iş bu dava ile yıkılan binaların inşaat yapım bedeli, tesislerin ticari ve itibari işletme değeri ve teknik malzeme bedelinin davalılardan alınmasını istemiştir.
Davacı dava konusu taşınmazı 1949 yılında adına tapuya tescil ettiren Vakıflar İdaresi'nin bu tescil işlemini haksız bir eylem sonucu gerçekleştirdiğini, davalı Hazine'nin ise yine taşınmaz üzerindeki binaları haksız eylemle yıktırdığını iddia ettiğine göre tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında davanın genel hükümlere göre açılan ve haksız eyleme dayanan tazminat davası olduğunun kabulü gerekir. Bu niteliği itibariyle davaya bakma görevi Adli Yargı'ya ait bulunmaktadır. Bu nedenle tarafların iddiası ve savunması doğrultusunda işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy