(765 S. K. m. 80, 355, 356) (4616 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı M. Ş. ve diğerleri vekili Avukat N. A. tarafından, davalı H. H. aleyhine 1.3.2002 gününde verilen dilekçe ile asıl ve karşı davada haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen 24.10.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar (k.davalılar) vekili ile davalı (karşı davacı) Y. A. E. N. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre karşı (asıl dava davalısı) Y. A. E. N.'nun temyiz itirazlarının reddi ile karşı davanın reddine ilişkin hükmün onanması gerekir.
2- Asıl dava davacılarının (karşı davalılar) asıl davaya ilişkin temyizleri yönünden; Asıl dava; davacıların Anamur İlçesi Kılıç köyünde oturdukları halde davalıların kasten birlikte hareket ederek davacıların köyde muhtar adayı olmasını ve seçimde oylarını köyde kullanmalarını önlemek amacıyla davalı muhtar Y. A. E. N.'nun Anamur merkezde ikamet ettiklerini gösterir ikametgah ilmühaberi vererek diğer davalının da bunu alıp bir parti teşkilatına verip seçim kuruluna itirazda kullanılmasını sağlayarak davacıların zarara uğramasına yol açtıkları iddiasına dayalı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Karşı dava ise Anamur Merkez Akdeniz Mahallesi muhtarı Y. A. E. N.'nun asıl dava davacıları (karşı dava davacıları) asıl davanın diğer davalısı ile aralarındaki siyasi rekabet yüzünden ceza mahkemesinde sanık olarak yargılanmasına yol açtıkları asılsız iddialarda bulunarak kişilik haklarına saldırıda bulundukları iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece her iki dava reddedilmiş, karar her iki dava davacıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre asıl dava davalıları H. H. ve mahalle muhtarı Y. A. E. N. Anamur Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/211 esas-230 karar sayılı dosyasında Gerçeğe aykırı ilmühaber düzenlemek ve bu ilmühaberi kullanmak suçlarından dava konusu olay nedeniyle yargılanmışlar ve ceza mahkemesince davalıların eylemleri sabit görülerek TCK.nun 355 ve 356. maddelerinden mahkum edilmişlerdir. Ceza Mahkemesi kararında sanık H.'in babasının aynı köyde muhtar adayı babasının siyasi rekabeti dolayısıyla Anamur Akdeniz Mahallesi muhtarı Y. A. E.'ye kendiliğinden başvurarak söz konusu kişilerin Anamur Akdeniz Mahallesinde oturduklarına dair ilgili kişilerin haberi dışında ilmühaber aldığı ve bunu bir partinin itiraz komisyonuna verdiği, bu partice de ilçe seçim kuruluna itiraz sonucu seçim kurulunca dayanak olarak muhtarlıkça düzenlenen ilmühabere istinaden bu kişilerin Kılıç Köyü seçmen listesinden silinerek Akdeniz mahallesi seçmen üstesine kayıtlarının yapıldığı, tüm bu durumdan müdahillerin (davacılar) haberlerinin olmadığı, Anamur gibi küçük bir yerde Sanık Y. A. E.'nin müdahillerin ilçe merkezinde oturmadıklarını bilmesinin gerekli olduğu, buna rağmen H.'in başvurusu üzerine müdahillerin Akdeniz mahallesinde oturduklarına dair belgeyi seçim hareketleri sırasında bilinmeyen menfaat düşüncesiyle verdiği, müdahillerin oyunu Akdeniz mahallesinde kullanmak zorunda kaldıkları maddi olguları belirlenmiş, sanıkların anılan kararı temyiz etmeleri üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesi eyleminin TCK.nun 355, 80; 356, 80 maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümde, suç niteliklerinin belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir... ancak, 4616 sayılı yasa uyarınca ertelenmesinin değerlendirilmesi de zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozulmuş ve ceza mahkemesince bozma ilamına uyularak kamu davasının 4616 sayılı yasa uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir. Bu haliyle ceza mahkemesi kararında olgu belirlenmiştir. BK.nun 53 maddesine göre hukuk hakimi ceza mahkemesinin maddi olgu tespitine ilişkin karar ile bağlıdır. Şu durumda, zarar kapsamı belirlenip hüküm altına alınmalıdır.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenle asıl davaya yönelik kısmının asıl dava davacıları (karşı davalılar) yararına BOZULMASINA, karşı davacı (asıl dava davalısı) Y. A. E. N.'nun karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddi ile karşı davanın reddine dair hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı ve karşılık davacı Y. A. E. N.'na yükletilmesine ve temyiz eden davacı ve karşılık davalılar M. Ş. ve diğerlerinden peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy