(818 S. K. m. 41) (2004 S. K. m. 150/c)
Dava: Davacı N. Nurgün vekili Avukat E. Canpolat tarafından, davalı M. Aydın Öncel aleyhine 7.6.2001 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 6.5.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının avukat olarak dava dışı şahısların dolandırıcılık eylemlerine katılarak zarara uğramasına neden olduğu gerekçesiyle tazminat isteminde bulunmuş, yerel mahkemece, davalının kötü niyeti ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dışı şahıslar H. Uluğ ile Nusret Balcı ve H. Memduh İnceer'e ait taşınmazlarda yapılacak inşaatlar için yine dava dışı F. Okyay Oğuzoğlu'nun tek imza ile temsile yetkili olduğu T. Ltd. Şti. arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri gereğince kurulan kooperatif adına yapılacak dairelerin satışı T. Ltd. Şti. tarafından yapılmaya başlanmıştır. Davacı ile T. Ltd. Şti. arasında 25.2.1998 tarihinde yapılan satış vaadi sözleşmesi ile davacının sahibi olduğu İzmir'deki dairesine karşılık yapılacak kooperatif inşaatından üç dairenin davacıya verilmesi kararlaştırılmıştır. Davacı dairesinin satışı için F. Okyay Oğuzoğlu'nun isteği ile onun akrabası olan F. Can Gültekin'e 25.2.1998 tarihinde vekaletname vermiş, vekil 6.3.1998 tarihli Resmi Satış Sözleşmesi ile davacının dairesini T. Yapı AŞ'ni temsilen F. Okyay Oğuzoğlu'na satmıştır. Davacının dairesinin satışı sonrası daire üzerine T. Ltd. Şti'nin Yapı Kredi Bankasına olan borcu nedeniyle ipotek uygulanmıştır. 1998 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulundan her üyeden satın aldığı daireye göre onikişer adet değişen miktarlı bonolar alınmış, bonolar şirket sahibi F. Okyay Oğuzoğlu'na, onun tarafından da bir kısmı bankalara olan borçların teminatı olarak rehin cirosu ile bankalara teslim edilmiştir. Ancak, inşaatlar kararlaştırılan zamanda başlamayınca 158 ve 159 nolu parsel malikleri 16.10.1997 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesini 30.11.1998 tarihinde feshetmişlerdir. Bu arada kooperatif üyelerine bankalara teslim edilen senetlerden dolayı ödeme bildirimleri gönderilmeye başlanılmıştır. Davalı, dava dışı F. Okyay Oğuzoğlu tarafından bankalara ve M. İnceer'e teslim edilen senetlerin vekaletine sahip olduğu G. Görken'e temlik edilmesini sağlamıştır. Davalı, F. Okyay Oğuzoğlu'nun temsilcisi olduğu T. Ltd. Şti, Hasan M. İnceer ve G Görken'in vekilidir. Davalı, davacının dairesini T. AŞ'yi temsilen F. Okyay Oğuzoğlu'ndan 17.8.1999 tarihinde ihtiyati haciz ve İİK. 150/c maddesi şerhi ile satın almış, daha sonra da davacıya satış vaadi sözleşmesi ile kooperatif inşaatı yapılacak olan 158 nolu parselin yarı hissesini 10.11.1999 tarihinde N. Balcı'dan almıştır. Davalı T. AŞ'yi temsilen F. Okyay Oğuzoğlu'ndan aldığı davacının dairesini kısa süre sonra 24.11.1999 tarihinde Y. Emre Göktaş'a satmıştır. Dava dışı F. Okyay Oğuzoğlu'nun kooperatifin parasını dolandırmak suçundan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/39 esas sayılı dosyasında yargılanırken 23.5.2002 tarihinde gıyabi tutuklanmasına karar verilmiş olup, anılan şahıs tarafından Tolunay Ltd. Şti'ni temsilen davacının dairesinin davalıya 17.8.1999 tarihindeki satışı gıyabi tutukluluk döneminde yapılmıştır. Dava konusu olayların, gelişimi ve davalının olaylara bizzat ve vekil sıfatı ile katkıları gözetildiğinde, davalının zararın oluşumuna neden olduğu ve zarar doğurucu tüm gelişmelerden haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Davalının zarardan sorumlu olduğu gözetilmeksizin davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14.10.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Karşı Oy:
Dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, yerel mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy