(2004 S. K. m. 67) (3095 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı BUSKİ Genel Müdürlüğü vekili Avukat Aygen Demirkaya tarafından, davalı Hüseyin Doğru aleyhine 27.5.2003 tarihinde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.3.2004 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Dava, kaçak su kullanımı sebebiyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu niteliği itibariyle dava, haksız eylemden kaynaklanmakta olup, davalının kaçak su kullanması sebebiyle uğranılan zarar miktarı ancak yargılama sonucunda belirlenebileceğinden icra takibine konu edilen miktar likit değildir. Likit bir alacak söz konusu olmadığı sebebiyle davalı icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulamaz. Mahkemece bu yön gözetilmeden icra inkar tazminatına hükmolunması bozmayı gerektirmiştir.
3) İcra takibinde, asıl alacak miktarına % 84 oranında ticari faiz işletilerek ve aylık %7 oranında gecikme zammı ile birlikte istemde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Kaçak su kullanımı sebebiyle uğranılan zarar bir kamu alacağı olmadığından gecikme zammı istemi doğru değildir. Zarar haksız eylemden kaynaklandığına göre, ancak olay gününden itibaren kanuni faiz istenmesi olanaklıdır. Taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı gibi davalı da tacir sıfatını taşımadığından ticari faiz oranının uygulanması olanaklı değildir. Bu yönler gözetilmeden mahkemece, davalının ticari faizden ve gecikme zammından sorumlu olacak şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Mahkemece yapılacak iş, uğranılan asıl zarar miktarına olay tarihinden itibaren kanuni faiz yürütülerek itirazın iptal edilmesine karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda 2 ve 3 sayılı bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 07.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy