(818 S. K. m. 41, 43) (1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 417, 423)
Dava: Davacı Safiye Gümüş ve diğerleri vekili Avukat Serkant Özbek tarafından, davalılar Adnan Bahtıaya vd.leri aleyhine 14.2.2000 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın Adnan Bahtıaya yönünden kabulüne, Dede Koçak ve Akdeniz Sig. AŞ yönünden reddine dair verilen 10.2.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Adnan Bahtıaya ve davalı Dede Koçak vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan Adnan Bahtıaya'nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı Adnan Bahtıaya'nın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem davalı Dede Koçak ve Akdeniz Sigorta AŞ yönünden reddedilmiş, davalı Adnan Bahtıaya yönünden kabul edilmiştir. Kararı davalılardan Adnan Bahtıaya ve Dede Koçak temyiz etmişlerdir.
Davaya konu trafik kazası birden fazla kavşağın ve trafik ışıklarının bulunduğu yerde meydana gelmiştir. Mahkemece davalı Adnan Bahtıaya'nın kırmızı ışıkta geçtiğini ve 8/8 kusurlu bulunduğunu belirten rapor esas alınarak davalı Adnan Bahtıaya tazminata mahkum edilmiştir. Ne var ki ceza mahkemesinde alınan kusur raporlarında olay incelenmiş ve farklı sonuçlara varılmıştır.
Dosyadaki kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde davalı Adnan Bahtıaya'nın kırmızı ışıkta geçtiği sonucuna varılmıştır. Ancak diğer davalı Dede Koçak'ın da yukarıda belirtilen olayın meydana geldiği yerdeki trafik durumu gözetildiğinde bu davalıya yeşil ışık yansa dahi daha özenli geçiş yapmasını gerektirir. Bu özen daha yavaş ve diğer araçların seyrine göre geçişi gerekli kılar. Davalının bu olayda belirtilen özeni göstermediği anlaşılmaktadır. Somut olayda kusurun Adnan Bahtıaya'ya ( 6/8 ), Dede Koçak'a ( 2/8 ) oranında paylaştırılması uygundur.
Anılan yön gözetilmeden davalı Adnan Bahtıaya'nın ( 8/8 ) kusurlu olduğu kabul edilerek verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Destek davalı Adnan Bahtıaya'nın kullandığı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir. Mahkemece desteğin davalı Adnan Bahtıaya'nın aracında hangi amaçla bulunduğu ve hatır taşıması bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Şu durumda, mahkemece desteğin davalı aracında yolculuk etme nedeni saptanıp hatır taşıması varsa BK. 43 gereğince tazminattan bir miktar indirim yapılmalıdır.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4- Yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. ( 29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İBK. ). Bu bağlamda, yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. ( HUMK.m.417/1, m. 423/b.6 ).
Diğer yandan, 4667 sayılı Yasanın 77. maddesi ile değiştirilen 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde "yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti" biçiminde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin -ve bu bağlamda vekalet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, "vekalet ücreti avukata aittir" biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki "bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez" biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden bozmayı gerektirmiştir.
5- Davalı Dede Koçak'ın temyizi yönünden; kabul biçimi itibariyle davalı hakkındaki dava reddedildiği halde yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ( 2 ), ( 3 ) ve ( 4 ) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı Adnan Bahtıaya yararına BOZULMASINA, ( 5 ) nolu bentte gösterilen nedenle davalı Dede Koçak yararına BOZULMASINA, davalı Adnan Bahtıaya'nın öteki itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy