(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı T.C. Ziraat Bankası Siverek Şubesi vekili Avukat Şeyhmus İnal tarafından, davalı Mehmet Şayık ve diğerleri aleyhine 17.4.2003 gününde verilen dilekçe ile davalıların usulsüz kredi kullandırmaları nedeniyle girişilen icra takibine itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 4.11.2003 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan Mehmet Şayık ve Bekir Erişkin vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davacı kurumda çalışan davalıların özensiz davranışları sonucu oluşan kurum zararının giderimi için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem, davacının böyle bir icra takibi yapabilmesi için davalıların İcra İflas hukuku kapsamında alacaklıya şahsen borçlu olmaları gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Karar davacı ve davalılardan Mehmet Şayık ve Bekir Erişkin tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bankanın Siverek Şubesi görevlisi davalıların şube şef yardımcısı davalı Abdülkadir Özer'in 13.10.2000 tarihi itibariyle kısa vadeli hayvancılık kredisi konusunda plasmanı bulunmamasına rağmen 11 adet kullandırılan kredide toplam sebebiyet vererek davacı bankanın zarara uğramasına neden olduğu, bu işlemlerin tesisi sırasında diğer davalıların da işleme parafe imza koyarak davacının zararının oluşmasında birlikte hareket ettikleri, banka Disiplin Kurulu Kararı ile davalıların müşterek müteselsil sorumluluğuna karar verildiğinden zararın giderimi için icra takibine girişilmiştir. Davalılar icra takibine borçları olmadığı gerekçesiyle itiraz etmişlerdir. Takip bu nedenle durmuştur. Davacı itirazın iptali istemiyle bu davayı açmıştır.
Davacının davalıların hakkında görevlerini özensiz yapmalarından dolayı icra takibi yapma hakkı vardır. Davalıların davacı bankaya icra iflas hukuku anlamında şahsen haklarında nedenle verilmiş yargı kararına gerek yoktur. Şu durumda mahkemece işin esasına girilip davalıların görevlerini yasal çerçevede ve özenli yerine getirip getirmedikleri ile bankanın zararına yol açıp açmadıkları konusunda inceleme yapılıp varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedeni göre davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy