(2004 S. K. m. 89)
Dava: Davacı T.C. Ziraat Bankası AŞ. vekili Avukat Z. A. tarafından, davalı M. K. aleyhine 15.5.2003 tarihinde verilen dilekçe ile İcra İflas Yasası'nın 89/1. maddesinden kaynaklanan menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; şartları olmayan davanın reddine dair verilen 28.1.2004 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının alacaklı sıfatıyla borçlu şahıs hakkında başlattığı icra takibi sırasında davacı bankaya İcra İflas Kanununun 89/1. maddesi gereğince birinci haciz ihbarnamesi gönderilmiştir. Davacı birinci haciz ihbarnamesini 28.3.2003 gününde tebellüğ etmiş olup süresinde 3.4.2003 gününde Şereflikoçhisar icra müdürlüğü kanalıyla Konya'daki icra takip dosyasına gönderilmek üzere, ...takip borçlusuna ilişkin banka hesabında 5.000.000.lira bulunduğunu, bunun haricinde bankadan herhangi bir hak ve alacağının olmadığını... bildirir itiraz dilekçesi vermiştir. Ancak bu itiraz dilekçesinin, her nasılsa icra takip dosyasına ulaşmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından süresinde gönderilen itiraz dilekçesi icra takip dosyasına girmediğinden davacıya ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine davacı eldeki bu menfi tespit davasını açmak zorunda kalmıştır. Dava, süresinde açılmıştır.
Davalı ise, birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edildiğini ancak bu itirazın dosyasına girmediği için ikinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, davacının ikinci haciz ihbarnamesinin iptali için İcra Tetkik Mercii Hakimliğine başvurması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının savunmasına itibar edilerek, davanın şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacının, İcra Tetkik Mercii Hakimliğinde şikayet yoluna başvurmamış olması bu davanın reddini gerektirmez. Şu halde mahkemece yukarda açıklanan bu olgular gözetilerek, davanın esasının incelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Karar bu sebeple bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA; bu bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 15.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy