(2330 S. K. m. 3, 6)
Dava: Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat M.K. tarafından, davalılar E. ve diğerleri aleyhine 17.12.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu zarar gören polis memurlarına ödenen tazminatın haksız eylemi gerçekleştirenlerden istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne dair verilen 06.11.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
a ) Dava konusu olay 27.06.1998 tarihinde meydana gelmiş; davacı idare ise olaydan 4 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra, 11.07.2002 tarihli karar ile 2330 Sayılı Yasa gereğince yararlanan polis memuruna tazminat ödemiştir. Haksız eylem sonucu doğan zarar olay tarihinde gerçekleşmiş olduğundan, davalının sorumlu tutulacağı tazminat miktarı da olay tarihine göre belirlenmelidir.
2330 Sayılı Yasanın 3. maddesinde yaralanan görevliye ödenecek tazminatın karar tarihindeki en yüksek devlet memuru aylığı esas alınarak hesaplanacağı yolundaki düzenleme, buna göre hesaplanıp ödenen nakdi tazminatın tamamının davalıya rücu edilebileceği anlamına gelmez. Davacı idarenin davalıdan kaynaklanmayan nedenlerle daha geç ödeme yapması, artan tazminat miktarından davalının sorumlu tutulmasını gerektirmeyeceğinden davalının sorumluluğu olay tarihindeki verilere göre belirlenmelidir.
Yerel mahkemece, açıklanan yönler üzerinde durulmadan, karar tarihinde yürürlükte bulunan katsayılara göre hesaplanan miktar üzerinden istemin kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b ) Dava konusu zararlandırıcı eylem sonucu yaralanan polis memuru yararına, ceza mahkemesi tarafından 250.000.000.- Lira manevi tazminat takdir edildiği ve polis memurunun bu parayı tahsil ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. 2330 Sayılı Yasanın 6. maddesinde; bu yasa uyarınca ödenen tazminatın maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu açıklanmıştır. Bu durumda aynı olay nedeniyle birden fazla tazminat istenemeyeceği gözetilerek, ceza mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın davalılara rücu edilecek miktardan indirilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2/a-b ) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy