(818 S. K. m. 41, 49) (765 S. K. m. 59, 448, 452, 463, 464)
Dava: Davacılar Mustafa Karahan ve Ahmet Karahan vekili Avukat Ahmet Özçiçek tarafından, davalı Milliyet Gaz. A.Ş.'yi temsilen Aydın Doğan ve diğerleri aleyhine 25.7.2000 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle her bir davacı için 10.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı Mustafa Karahan'ın davasının reddine, davacı Ahmet Karahan için 1.000.000.000 lira manevi tazminatın tahsiline dair verilen 15.10.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan Mustafa Karahan'ın temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların temyizine gelince;
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem davacı Mustafa Karahan yönünden reddedilmiş, Ahmet Karahan yönünden kısmen kabul edilmiş; karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacılar Milliyet Gazetesinin 21.6.2000 tarihli sayısının eki olan Milliyet 2000de yer alan Terazinin ayarı 3 günde bozuldu başlıklı yazıda davalı yazarın halen yargılanması devam eden bir dava nedeniyle Yargıtay'ın bozma ilamını gerekçe göstererek davacılar hakkında davanın diğer tarafı olan sadece müdahillerin görüşünü alarak ve şahsi kanaatlerini ekleyerek kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Davalılar cevaplarında olayın beliriş biçimine uygun olan yayının hukuka aykırı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece yayında davacılardan Ahmet Karahan'ın politikacı ve eski devlet bakanı olması nedeniyle Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinde sanık olarak yargılanmakta olan oğlu diğer davacı Mustafa Karahan'ın davasını etkilediğini ima ederek onun kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle anılan davacı yönünden istem kısmen kabul edilmiş; davacı Mustafa Karahan'ın Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/165 Esas sayılı ilamı ile davalı yazarın röportaj yaptığı Aygen Tezcan'ın kardeşini öldürdüğünün anlaşılması nedeniyle kişilik haklarına saldırının söz konusu olmadığı gerekçesiyle istemi reddedilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacılardan Ahmet Karahan eski devlet bakanı olup diğer davacı oğlu Mustafa Karahan Alpay Tezcan isimli şahsı öldürmekten yargılanan sanıklardan biridir. Dosyada bulunan Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/165 esas 2001/141 karar sayılı ilamına göre davacı Mustafa Karahan'ın Alpay Tezcan'ı öldürmekten dolayı TCK. nun 448. maddesi ile ve diğer sanığın TCK. nun 464/3. maddesinden mahkumiyetlerine dair verilen ilk kararın Yargıtay'ca eksik araştırma nedeniyle bozulması üzerine mahkemece yeniden araştırma yapılıp bu defa davacı Mustafa Karahan ile diğer sanık Volkan Önder'in kastı aşan müessir fiil sonucu faili gayrimuayyen şekilde ölüme sebebiyet vermek suçundan TCK. nun 448. maddesi yolu ile 452/1, 463, 59. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Bu karar temyiz aşamasındadır.
Davaya konu yayın ise Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda anılan ilk kararın Yargıtay'ca bozulması ve mahkemece yeniden yapılan yargılama sırasında Mustafa Karahan'ın tahliye edilmesi üzerine yapılmıştır. Yayında olayın gelişimi anlatılmış ve sanığın diğer davacı Ahmet Karahan'la olan yakınlığı belirtilmiştir. Yazının bir bölümünde davacı Mustafa Karahan'ın tahliye edilmesi üzerine ölenin yakınlarının duyguları dile getirilmiş ve anılan davacının tahliye edilmesi üzerine davada politik baskı olduğu belirtilmiştir. Böyle bir açıklama basının konu hakkındaki kanaatidir. Bu konu hakkındaki değerlendirmesidir. Bu haliyle de düşünce açıklamasıdır. Bu haliyle yayında davacı Ahmet Karahan'ın kişilik haklarına saldırı yoktur, onun isteminin de reddi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 nolu bentte gösterilen nedenle davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı Ahmet Karahan'ın temyizinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı Mustafa Karahan'ın ilk bentte gösterilen nedenlerle temyiz itirazlarının reddine, temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 24.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy