(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı vekili Avukat Hasan Akbıyık tarafından, davalı Cezmi Arslan aleyhine 18.3.2003 gününde verilen dilekçe ile müsaderesine karar verildiği halde teslim edilmeyen aracın parasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine dair verilen 5.3.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı idare, ceza mahkemesi tarafından zor alımına karar verilen aracın davalı tarafından teslim edilmediğini belirterek araç değerinin ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Yerel mahkemece, ceza mahkemesi tarafından aracın müsaderesine, aksi halde teminatın irat kaydedilmesine karar verildiği, davacının teminatı irat kaydedebileceği, araç bedelini isteyemeyeceği benimsenerek istemin reddine karar verilmiştir.
15.12.1997 günü davalının sahibi ve sürücüsü olduğu araçta kaçak akaryakıt bulunarak araca el konulduğu; mahkemenin ara kararı gereğince, FOB değerinin %10'u kadar teminat karşılığında aracın davacıya geri verildiği; ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, davalının cezalandırıldığı ve aracın zoralımına, zoralım gerçekleşmediği takdirde teminatın Hazine'ye gelir yazılmasına karar verildiği; yapılan tebligata rağmen davalının aracı teslim etmediği ve yedieminlik görevini kötüye kullanmak suçundan da ayrıca cezalandırıldığı ve iki kararın da kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Geri vermeye esas olmak üzere belirlenen FOB değerin %10'u oranındaki teminatın, zoralım kararı verilen aracın tam değerini karşılamayacağı açıktır. Davalı, zoralımına karar verilen aracı teslim etmediğine göre; teminatın gelir yazılması ile yetinilmesi durumunda, ceza mahkemesinin zoralım kararı gereğinin tümü ile yerine getirildiği ve davacının zararının da tam olarak karşılandığı benimsenemez.
Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek, zor alım konusu aracın gerçek değeri belirlendikten sonra yatırılan teminat bu miktardan indirilmek suretiyle kalan miktardan davalının sorumlu tutulması gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; 17.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy