(818 S. K. m. 41, 44, 47) (765 S. K. m. 51, 456)
Dava: Davacı F. Yıldız ve H. Yıldız vekili Avukat M. Urak tarafından, davalı M. Mısır, karşı davacı M. Mısır vekili Avukat B. Eker tarafından, karşı davalılar F. Yıldız ve H. Yıldız aleyhine 10.4.2002 ve 26.4.2002 gününde verilen dilekçeler ile haksız eylem nedeniyle tazminatın dava ve karşı dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 17.3.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı (karşı davacı) vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı (karşı davacının) esas davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile esas dava yönünden hükmün onanması gerekir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı (karşı davacı)nın karşı dava yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3- Davalı (karşı davacı)nın davacı (karşı davalı) H. Yıldız'a yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın dava ve karşı dava ile tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul, karşı dava reddedilmiş, kararı davalı (karşı davacı) temyiz etmiştir.
Davalı (karşı davacı), davacı (karşı davalı) Hüseyin'in vücut bütünlüğünü ihlal etmesi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Nitekim, ceza dosyasında davacı (karşı davalının) davalı (karşı davacı)yı işgüçten kalmayacak biçimde yaraladığı ve hakkında TCK 456/4 ve 51/1 maddeleri gereğince mahkumiyet kararı verildiği ve kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince onandığı, onama kararında eylem nedeniyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve eylemin sanık tarafından işlendiğinin yasaya uygun olarak yürütülen duruşma ile saptandığı açıkça belirtilmiştir. Her ne kadar hukuk hakimi ceza hakimi kararı ile bağlı değilse de, ceza hakiminin oluşa ilişkin belirlemesi hukuk hakimini de bağlar.
Somut olayda davacı (karşı davalı)nın davalı (karşı davacının) vücut bütünlüğünü ihlal ettiği ceza kararı ile saptandığına göre somut olayın özelliği de dikkate alınarak davalı (karşı davacı) yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçe ile bu kalem istemin reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle H. Yıldız'a yönelik karşı dava yönünden davalı (karşı davacı) M. Mısır yararına BOZULMASINA, temyiz edenin karşı davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, temyiz edenin esas davaya yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile esas davanın ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 10.03.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Davalı, karşı davacı M. Mısır, kendi ağır kusurlu davranışı ile olaya sebep olmuştur.
Karşı davacı, davacılardan F. Yıldız'a cinsel ilişki teklif etmek suretiyle sarkıntılık etmiş, diğer davacı baba H. Yıldız da davalı ile bu konuda münakaşa ettiği sırada karşı davacı Mustafa, davacı H. Yıldız'ı demir çubukla 45 gün iş ve güçten kalacak derecede yaralamıştır. Kavga sırasında davacı H. Yıldız ise kendisini savununca amaçlı olarak ve iş güçten kalmayacak şekilde karşı davacıya vurmak zorunda kalmıştır.
Olayın bu oluş biçimine göre karşı davacı ağır kusurlu olup gayri ahlaki bir davranışla davacı F. Yıldız'a sarkıntılıkta bulunmuş bununla da yetinmeyerek baba Hüseyin'i de demir çubukla dövmüştür. Bu arada kendisinin de iş ve güçten kalmayacak şekilde bir iki darbe alması kaçınılmaz olup olaya kendi gayri ahlaki davranışı sebep olmuştur. Bu durumda mahkemece karşı davacının manevi tazminat isteminin tümden reddi BK.nun 44/1 maddesine uygun olup kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy