(818 S. K. m. 49)
Davacı İ. Ay vekili Avukat İ. Kavun tarafından, davalı H. Avcı aleyhine 2.11.1998 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.11.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili Avukat M. Tokgözoğlu tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 10.5.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 10.05.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Dava, haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 4.10.1998 tarihinde bir trafik kazası geçirdiğini, bunu duyan davalının herkesin içinde bu adam milletin başına bela...mün oğlu keşke ölse de kurtulsa idik, hiç olmazsa Bozyazı bir pislikten kurtulurdu... biçimindeki küfür ve hakarette bulunduğunu, ticaret ve siyasetle uğraştığını davalının bu haksız eyleminin toplum içinde kendisini küçük düşürdüğünü iddia ederek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Dinlenen tanıklardan A. Gübbük, kendisininde davacının kaza yaptığı araç içinde bulunduğunu, kazadan sonra davalının kahvede küfür ettiğini duyunca davalıya sorduğunu, davalının ben sizlere değil davacı İ. Ay'a küfrettim, yine ediyorum diyerek ana-avrat sinkaf ettiğini diğer tanık H. Güneş'de davacının yayla yolunda trafik kazası yaptığının köy kahvesi önünde konuşulduğu sırada davalının İ.Ay'ı kastederek, ölmemiş mi avradını sinkaf ettiğim diye küfür ettiğini, o sırada kahve önünde 5-6 kişi bulunduğunu haber vermişlerdir.
Tanık anlatımlarına göre davalının hakaret kastı olmayıp, aralarındaki husumet nedeniyle davacının kazada ölmesini istediği (temenni ettiği) gözetildiğinde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, yaşanılan çevrenin özellikleri olayın oluş ve özelliklerine göre, davacı yararına hükmedilen tazminat miktarı yüksektir. Daha ılımlı bir tazminat miktarına karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy