(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat A. Öner tarafından, davalılar R. Doğru vd. aleyhine 1.9.1995 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 2.3.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan R. Doğru taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan Recep Doğru'nun temyiz itirazları reddedilmeli ve bu davalıya yönelik hüküm bölümü onanmalıdır.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava, usulsüz işlemler nedeniyle uğranılan kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılardan R. Doğru tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içerisinde bulunan İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1995/119-1999/28 sayılı dosyasında düzenlenen 3.11.1997 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, usulsüz işlemlerde imzaları bulunanlar arasında davalılardan E. Öz ve M. Gündoğdu'nun da yer aldığı görülmektedir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda ise, bu davalılar hakkında ceza davası sonucunda verilmiş hükümlülük kararı bulunmadığı nedeniyle sorumlu tutulamayacakları belirtilmiştir. Mahkemece, bu bilirkişi raporundaki görüşe itibar edilerek davalılar E. Öz ve M. Gündoğdu yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davalıların sorumluluklarının dayanağı BK.m. 41 vd. hükümleri olup; haklarında ceza davası açılması ve mahkumiyet kararı verilmesi koşulu bulunmamaktadır. Somut olayda, tahakkuk memuru sıfatı ile bir kısım usulsüz işlemde imzalarının olduğu da sabittir. Şu durumda, davalılardan E. Öz ve M. Gündoğdu'nun sorumlulukları benimsenmelidir. Mahkemece, yetersiz ve yanılgılı gerekçeler ile bu davalılar yönünden davanın reddi doğru görülmemiştir. Yapılacak iş, sorumlu tutulacakları miktarların tespiti ile hüküm altına alınmasından ibarettir. Kararın, bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA; davalılardan R. Doğru'nun temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve hükmün bu davalıya yönelik bölümünün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı R. Doğru'ya yükletilmesine, 28.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy