(818 S. K. m. 41) (7201 S. K. m. 21) (1086 S. K. m. 73)
Dava ve Karar: Davacı Hamdi Cesur vekili Avukat Necip Kibar tarafından, davalı Fikret Özcan aleyhine 31.1.2003 gününde verilen dilekçe ile komşu taşınmazda yapılan hafriyat nedeni ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.3.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili Avukat Meral Umut Akarçay tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyasında, dava dilekçesinin davalıya tebliği için çıkarılmış olan ilk tebligat gösterilen adreste tanınmadığı açıklaması ile tebliğ edilmeden geri dönmüştür. Bundan sonra davalının adresi davacı tarafından bildirilmiş olup davalının bu adresine çıkarılan tebligat tevziat saatlerinde muhatap adresin kapalı olması sebebiyle tebliğ evrakı mahalle muhtarına teslim edilmiş, 2 no'lu haber kağıdı bırakılmış, blok kapıcısı Bekir Eren'e haber verilerek tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Tebligat Yasası'nın 21. maddesine göre kendisine tebliğ yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibinde tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederlerse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Şu yasal düzenlemeye göre dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir. Bu şekilde davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. O halde dava dilekçesi davalıya usulüne uygun biçimde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy