(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı H. Y. G. vekili Avukat M. E. B. tarafından, davalı H. T. aleyhine 16.9.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 16.9.2003 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 5.10.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil H. T. ve vekili Avukat G. E. İ. geldi, karşı taraftan davacı vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
Tarım ve Köy İşleri Bakanı olan davacı, dava dışı bir şirket müdürü tarafından hazırlanan ve içerisinde kişilik haklarına saldıran ifadeler bulunan korsan CD'nin; TBMM İdare amiri olan davalı milletvekili tarafından meclisteki milletvekillerine dağıtılması nedeniyle tazminat istemiştir. Davacı, davalının R. B.'un Yasaklanmasının Ardındaki Gerçekler isimli korsan CD'nin davalı imzası ile dağıtıldığını, davalının CD'yi bilerek ve isteyerek dağıtmak suretiyle kusurlu bulunduğunu belirterek sorumluluğu yoluna gidilmesini istemiştir. Dosyadaki belgelerden, kişilik haklarına saldıran CD'nin davalı tarafından hazırlanmadığı gibi, dağıtımını B. Milletvekili A. R. B.'nin danışmanı tarafından getirilerek tüm milletvekillerine dağıtımını istemesi sonucu yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalının bir milletvekili tarafından dağıtmak üzere gönderilen CD'nin içeriğini inceleme, kişilik haklarına saldırı olup olmadığını belirleme veya dağıtımını engelleme yetkisi yoktur. Davalının mevzuat ve uygulama gereği görevi, güvenliği denetleme olup, bu görevi de yerine getirdiğine göre sorumluluğundan söz edilemeyeceğine göre davanın tümden reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA ve temyiz eden davalı vekili için takdir olunan 375.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy