(2659 S. K. m. 16)
Dava: Davacı Nehir Çirkin vekili Avukat Gökhan Murtin tarafından, davalı Tubin AŞ ve diğerleri aleyhine 26.7.1999 ve 12.9.2003 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.5.2004 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan Tubin AŞ vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 14.6.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat Sefa Doğrul ile karşı taraftan davacı vekili Avukat Gökhan Nurtin geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı davalılardan Tubin AŞ temyiz etmiştir.
Davacı, dava konusu kaza nedeniyle daimi işgücü kaybına uğradığını belirterek bu kalem zararının da hüküm altına alınmasını istemiştir. Bu konuda Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan rapor alınmıştır. Oysa 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 16/2. maddesi c bendi gereğince Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu'nun meslekte kazanma gücü kaybı konusunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemelere bildirmekle görevli kılındığı gözetilerek davacının açıkça yaptığı iş (mesleği) belirtilerek Adli Tıp Kurumu'ndan SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne uygun rapor alınması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davacı taraf davasını 12.9.2003 tarihinde ıslah etmiş ise de, ıslah dilekçesi ile ıslah edilen miktara faiz istenmediği halde, ıslah edilen miktara da olay tarihinden faiz yürütülmesi de usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
4- Dava kısmen kabul edilmiş olduğu halde yargılama giderlerinin davanın kabul ve reddedilen kısımlarına göre taraflara bölüştürülmemesi ve reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi de ayrı bir bozma nedeni sayılmıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2, 3, 4 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı Tubin AŞ yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı şirket yararına takdir olunan 400,00 YTL. duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 14.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy