(818 S. K. m. 43)
Davacı (karşı davalı) İ. Doğramacı vekili Avukat G. Yener tarafından, davalı (karşı davacı) H.Yazıcı aleyhine 29.11.2000 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın dava ve karşı dava ile istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.2.2004 günlü kararın Yargıtay da duruşmalı olarak incelenmesi davalı (karşı davacı) vekili tarafından süresi içinde istenilmekle daha önceden belirlenen 19.10.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı (karşı davacı) asil Hasan Yazıcıoğlu ve vekili Avukat Aydın Aybay ile karşı taraftan davacı (karşı davalı) vekili Avukat Güngör Yener ve Avukat İ. Celayiroğlu geldiler. Açık duruşmaya başlandı, Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulananların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın dava ve karşı dava ile ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak dava kısmen kabul edilmiş, kararı davalı (karşı davacı) Hasan Yazıcıcı temyiz etmiştir
Bozma üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu olan ve davacı tarafından yazılan Annenin Kitabı isimli eserin orijinali olduğu iddia edilen Benjamin Spock'un kitabındaki benzerliklerden bahsedildikten sonra bazı fotoğraflara yer yer çeviriden yararlanmaya dayanan anlatım benzerlikleri olduğu belirtilmiştir. Ancak kitabın ilk baskısının Bitirirken başlıklı kısmında davacının asıl kitabın yazarı olan, Benjamin Spock'dan söz ettiği böylece bunun bir kaynak gösterme olduğu, bu haliyle de intihalden söz edilemeyeceği sonucuna varılarak, bu sonuç yerel mahkemece de kabul görmüş ve davalı (karşı davacının 15.1 1.2000 tarihli Milliyet Gazetesinde Önce Doğramacı'yı kurtarmak Lazım başlıklı yayınla davacı karşı davalının kişilik haklarına saldırının varlığı kabul edilmiştir.
Rapor bütünü ile incelendiğinde yer yer davacı karşı davalının kitabının orijinalinden tercümeler yapılarak kaleme alındığı ve o bölümlerde kaynak gösterilmediği görülmektedir. Yukarıda belirtilen ve kaynak gösterme olarak belirtilen düşünce "Bitirirken" İsimli bölümden de anlaşılacağı üzere bir kaynak gösterme olmayıp kitabın yazılmasında izlenen yönteme ilişkin bir belirlemedir. Bir eserin yazılmasında elbette kaynaklardan yararlanma olabilir. Hatta o eserin zenginleştirilmesi, karşılaştırma yapılması bakımından zorunlu ve yarar da sağlayabilir. Böyle bir yöntem izlenirken, alınan düşünce ve örneğin kime ve hangi eserine ait bulunduğuna yollama yapılması yerleşmiş ve zorunlu bir yazım kuralıdır.. Aksi halde başkasına ait düşünce ve üretimleri kendinize aitmiş, gibi bir sonuç çıkarılmış olur ki, bilim ve yazım kuralları bunu hoşgörü ile karşılamaz. Hatta düşüncesinden yararlanılan esere yollama yapılmakla (basım tarihi, yeri ve sayfa numarası gösterilmekle) okuyucunun gerektiğinde o eserden daha geniş biçimde )yararlanma olanağı da sağlamış olur. Bu yöntem, bilim çevrelerince tartışılmaz ve yerleşmiş bir kuramıdır. Özellikle bilimsel bir eserin yazılmasında bu kurala uymak ve bunu izlemek hukukun vazgeçemeyeceği bir sonuçtur. Bu haliyle yöntemine uygun olarak davacı (karşı davalı) nın kaynak gösterdiğinden söz edilemez. Kaldı ki kitabın sonraki basımlarında ve bu başlık altında bir bölüm ve Benjamin Spock'un ismine de yer verilmemiştir. Bu değerlendirmeler göz önünde tutuluğunda davalı (karşı davacı)nın davacı (karşı davalı)ya yönelik olarak kitapta aşırma yapıldığı biçimindeki sözlerinin yukarıda açıklandığı üzere görünüm itibariyle hukuka aykırılık oluşturmadığı anlaşılmaktadır. O halde davalı (karşı davacının)sözlerinin hukuka aykırılığından söz edilemeyeceğine göre, davanın reddedilmesi gerekirken yazılı biçimde kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı (karşı davacı) yararına, BOZULMASINA ve temyiz eden davalı - karşı davacı, vekili için takdir olunan 375.000.000 lira duruşma avukatlık k.ücretinin davacı-karşı davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy