(818 S. K. m. 41, 49) (2577 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 7, 428)
Dava: Davacı Rauf Seren'e velayeten babası Abdullah Seren vekili Avukat Hüsnü Kaplan tarafından, davalı Milli Eğitim Bakanlığı ve Ercan Lelik aleyhine 9.1.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.9.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Davalı Milli Eğitim Bakanlığı'nın temyiz itirazları yönünden; dava, haksız eylem savına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesinde, davacının çocuğunun Silopi Lisesinde öğrenci olduğu, aynı okulda öğretmen olan davalı Ercan Lelik'in haksız eylemi sonucu yaralandığı ileri sürülerek tazminat isteminde bulunulmuştur.
Yargı yolu sorunu öncelikle incelenmelidir. Davaya konu olay, davalı bakanlığa bağlı bulunan okulda meydana gelmiştir. Davalı bir kamu tüzel kişiliğidir. İşlem ve eylemleri kural olarak kamusal nitelik taşıdığı gibi, eğitimle ilgili çalışmaları da asli görevleri arasında bulunmaktadır. Bu açıklamalar karşısında, tazminat istemine konu olayın, kamu hizmetinin görüldüğü bir sırada doğduğu ve hizmet ile ilgili bulunduğu kabul edilmelidir. İdare'nin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince İdare'ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Şu durumda mahkemece, davalı Milli Eğitim Bakanlığı hakkında yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının çözümlenmesi; usul ve yasaya mutlak aykırılık oluşturup, bozmayı gerektirmiştir. (HUMK.m.7, m.428/b.2).
2- Diğer davalı Ercan Lelik'in temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki kanıtlara göre, davalı Ercan Lelik'in öğretmen olduğu, öğrencisi olan davacının kulağına vurması sonucu onun işitme kaybına uğramasına neden olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, dava konusu yaralanma nedeniyle uğradığı daimi işgücü kaybı oranı SSK. Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak belirlenmelidir. Mahkemece hükme esas alınan rapor, anılan tüzük hükümlerine uygun değildir. O halde Adli Tıp Kurumu'ndan usulüne uygun biçimde yeniden rapor alınmalı, ayrıca işitme kaybının tıbbi cihaz kullanılmak suretiyle giderilip giderilemeyeceği, ne oranda giderilebileceği tartışılıp değerlendirilerek maluliyet oranı belirlenmeli ve tazminat hesaplaması da buna göre yapılmalıdır. Mahkemece, yetersiz rapora dayalı olarak verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenle davalı Milli Eğitim Bakanlığı yararına bozulmasına; yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı Ercan Lelik yararına BOZULMASINA; bozma nedenlerine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan Ercan Lelik'ten peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 28.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy