(2004 S. K. m. 279)
Dava: Davacı Halil Kanat vekili Avukat Ahmet Beserek tarafından, davalılar M.Sait Yalçın ve Abdülbaki Yalçın aleyhine 15.10.2002 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı işlemin iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 22.6.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18.10.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Ahmet Beserek geldi, karşı taraftan davalılar vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, davalıların birlikte hareket etmek suretiyle kendisinden domates ürünü satın aldıklarını ve karşılığında bono verdiklerini; söz konusu bononun, davalılardan Abdülbaki Yalçın tarafından düzenlenerek imzalandığını ve diğer davalı M. Sait Yalçın'ın da bono üzerine parmak izini bastığını; gerek ürünün alımı ve gerekse de bononun düzenlenmesi sırasında, davalıların elinde bulunan kamyonun borcun güvencesi olarak gösterildiğini; borcun ödenmemesi üzerine yapılan icra takibi sırasında, davalılardan Abdülbaki Yalçın'ın malvarlığının bulunmadığının ve güvence olarak gösterilen kamyonun da diğer davalı M. Sait Yalçın adına kayıtlı bulunduğunun ortaya çıktığını; kamyon üzerinde uygulanan haciz işleminin ise, takibe dayanak yapılan bonoda M. Sait Yalçın'ın imzasının bulunmaması nedeniyle kaldırıldığını; davalıların baştan itibaren borcu ödememe niyetiyle davrandıkları ve birlikte hareket ettiklerini; edindikleri mal varlığının da davalı M. Sait Yalçın üzerinde göründüğünü; ancak, diğer davalı Abdülbaki Yalçın'ın şeklen borçlu gösterildiğini ve amaçlarının davalı Abdülbaki Yalçın hakkındaki takibin sonuçsuz kalmasını sağlamak olduğunu belirterek; danışıklı yapılan işlemlerin takip bakımından geçerli sayılmamasını ve davacının, kayden M. Sait Yalçın adına olan davaya konu kamyonun haciz ve satışını sağlayabilmesi yönünde hüküm oluşturulmasını istemiştir.
Davalılar, mal varlıklarının ayrı olduğunu ve birlikte hareket etmediklerini; kamyonun edinilmesinde de danışıklık (muvazaa) bulunmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dinlenilen davacı tanıkları, davalıların domates ürününü almaya birlikte geldiklerini ve karşılığında bono düzenlendiğini; davalı M. Sait Yalçın'ın bonoya parmağını bastığını; güvence olarak ellerinde bulunan ve kendilerine ait olduğunu söyledikleri Mercedes marka kamyonu gösterdiklerini ve gerektiğinde satarak borçlarını ödeyebileceklerini bildirdiklerini dile getirmişlerdir. Diğer yandan, aynı eylem nedeniyle davalılar hakkında Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/715 esasında kayıtlı ceza davasının bulunduğu da belirtilmiştir.
Açıklanan şu durum itibariyle, mahkemece davalıların el ve iş birliği içinde bulunup bulunmadıklarının; alım sırasında davacı tarafa birlikte güvence verip vermediklerinin; bononun düzenlenme biçiminin ve tarihinin araştırılması; ceza dosyasının getirtilip değerlendirilmesi ve gerekirse sonucunun beklenilmesi; tüm bunlardan sonra bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 400,00 YTL. duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy