(818 S. K. m. 18, 213)
Dava: Davacı Baha Karakoç tarafından, davalı Mehmet Gülmez ve Ali Kahveci aleyhine 21.1.2001 tarihinde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin muvazaa sebebiyle iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 18.4.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı ve davalılardan Ali Kahveci vekili taraflarından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin muvazaa sebebiyle iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece verilen bozma ilamına uyulmuş, dava reddedilmiş, kararı davacı ile davalılardan Ali Kahveci temyiz etmişlerdir.
Davacı, davalılar arasında düzenlenen 2.3.1998 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, aslında davalılar arasında satış vaadi bulunmadığını satışı vaad edilen iki daire ve iki dükkanın, aslında davalı Ali Kahveci ile daha önce aralarında yapılan 7.8.1996 günlü kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği kendine isabet eden bölümler olup, davalı Mehmet ile kendisi arasında bulunan Mercedes Marka bir aracın karşılığının ödenmemesi halinde teminat olarak bu taşınmazların kendi talimatı ile davalı Ali Kahveci tarafından borçlusu davalı Mehmet Gülmez'e satışının vaad edildiğini belirterek satış vaadi senedinin iptalini istemiştir. Yerel mahkeme davacı ile davalı Ali Kahveci arasında geçerli bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmayıp, davalılar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin BK.nun 213. maddesine uygun bulunduğundan davayı reddetmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalılardan Ali Kahveci arasında üç adet parsel üzerine inşaat yapılmak üzere sözleşme yapıldığı, bu sözleşmeye dayalı olarak taşınmazların davalı Ali adına tapuda devredildiği, buna karşılık davacının beş daire ve dört dükkan alacağı, daha sonra davalılar arasında yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile bunlardan iki dükkan ve iki dairenin davalı Mehmet'e satışının vaad edildiği anlaşılmaktadır. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile aynı tarihi taşıyan ve tarafların birlikte imza altına aldıkları ve imzaların inkar edilmediği Tutanak başlıklı sözleşme ile Mehmet Gülmez'e verilmiş olan iki dükkan ve iki dairenin 1998 yılı Haziran ayı sonuna kadar yukarda kod numaraları yazılı aksesuarları olan 1998 Model Mercedes Marka E 200 Avangart araç alındığında 2 daire ve 2 dükkanın Mehmet Gülmez'ce iadesinin kabul ve taahhüt edildiği, Haziran 98 ayı sonuna kadar araç teslim edilmediği takdirde 99 Model aynı araç alınıp 98 yılı sonuna kadar teslim edilmediği takdirde yapılmış olan daire ve dükkanların satış vaadinin geçerli olacağı ve bu tutanağın kanuni hiçbir geçerliliği olmayacağı kararlaştırılmıştır. Şu halde satış vaadine konu dairelerin teminat olarak satışının vaad edildiği anlaşılmaktadır. O durumda mahkemece yapılacak iş, taraflar arasındaki tutanak gereği sözleşmenin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve kanuna aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda gösterilen sebeplerle davacı ve davalılardan temyiz eden Ali Kahveci yararına BOZULMASINA ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 22.09.2005 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 22.09.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy