(3065 S. K. m. 24) (1086 S. K. m. 438) (2004 S. K. m. 67) (6183 S. K. m. 1) (Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği m. 24)
Dava ve Karar: Davacı B. Genel Müdürlüğü vekili Av. S.K. tarafından, davalı R.Ç. aleyhine 7.1.2004 gününde verilen dilekçe ile icra takibine itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne dair verilen 29.3.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlana rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararı dayandığı kanıtlara, yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, kaçak elektrik kullanılması nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, belirlenen asıl zarar miktarına gecikme zammı yürüterek ve gecikme zammına Katma Değer Vergisi eklenerek davalının sorumluluğuna karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe konu kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan tazminat miktarı, davacı kurum tarafından düzenlenen kaçak elektrik tarifesinde yazan usullere göre belirlenmiş olup bu hesaplama şeklinde aboneler için uygulanan yöntemden farklı ve cezalı bir hesaplama tarzı benimsenmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Yasa'nın 1. maddesi gereğince ...haksız eylem... dışında kalan alacaklara bu yasa hükümleri uygulanır. Kaçak elektrik kullanılması hukuki niteliği gereği bir haksız eylemdir. Haksız eylem nedeniyle davacının uğradığı zarar ise bir kamu alacağı niteliği taşımadığından 6183 sayılı Yasa'da öngörülen gecikme zammı uygulanmayacağı gibi elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nde kaçak elektrik kullananlardan gecikme zammı alınacağına ilişkin bir düzenleme de bulunmadığından aboneler hakkında uygulanabilecek olan aynı Yönetmeliğin 57. maddesinde yer alan gecikme zammının kaçak elektrik kullananlara da uygulanması düşünülemez.
Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Yasası'nın vergiye matrah ola unsurları sayan 24. maddesinde gecikme zammından da Katma Değer Vergisi alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından gecikme zammına Katma Değer Vergisi de uygulanamaz.
Yargılama sonunda itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. İcra takibinde %57 oranında reeskont faizi isteminde bulunulmuş ise de dava konusu alacak, haksız eylemden kaynaklandığına göre alacağa yürütülecek olan faiz de yasal faiz olduğundan takibin reeskont faizi ile devamına karar verilmiş olması da doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun düşmeyen kararın bozulması gerekir ise de belirlenen yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ...davalı tarafından yapılan vaki itirazın... sözcüklerinden sonra gelmek üzere asıl alacak olan 1.707.646.000 lira üzerinden haksız eylem gününden itibaren yasal faiz yürütülerek... sözcük dizisinin eklenmesine, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.10.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dava kaçak elektrik kullanımından ve bunun bedelinin tebligata rağmen ödenmemesinden kaynaklanan bir davadır.
Bu davalarda kaçak elektrik bedeli yanında ayrıca gecikme ceza ve bunun KDV'sinin istenip istenmeyeceği konusunda dairemiz sayın üyeleri arasında görüş aykırılığı olup, dairemizin sayın çoğunluğunu, gecikme cezası ve bunun KDV'sinin istenemeyeceği görüşünde olmalarına karşılık, azınlığın görüşü ise istenebileceği yönündedir.
Dairemizin sayın çoğunluğu; aboneye göre kaçak elektrik bedelinin hesabında elektrik tarifeleri gereğince daha fazla ücret hesabı yapıldığından ve kaçak elektrik kullanma fiili haksız fiil olduğundan bedelin geç ödenmesinden dolayı sadece yasal faiz istenebileceği, ayrıca gecikme cezası ve bunun KDV'sinin istenemeyeceği görüş ve kararındadır.
09/11/1995 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin;
43. maddesine göre; kaçak elektrik kullanılmasının tespiti halinde bunun 1,5 katı üzerinden hesap ve fatura edileceği belirtilmiştir.
57/2 maddesinde; enerji tüketim bedelleri faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde 6183 sayılı Yasa'da gecikme için öngörülen oranlar gecikme cezası hesabında esas alınır denmektedir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Yasası'nın 24/e maddesinde; vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi her türlü hizmet ve gelirler Katma Değer Vergisi'nin matrahına dahil edilir denmektedir.
Yukarıda açıklana yasa ve yönetmelik maddeleri gözönüne alındığında sayın çoğunluğun görüş ve kararlarına katılmıyoruz.
Zira, Yönetmeliğin 43. maddesine göre, normal tüketime nazaran kaçak elektrik bedelinin 1,5 kat olarak fazla hesaplanması ile gecikme cezası ve bunun KDV'sinin bir alakası yoktur. Gecikme cezası ve bunun KDV'sinin istenmesi, ister abone tarafından tüketilen enerji olsun, ister kaçak olarak tüketilen enerji olsun tüketilen enerjinin hesaplanan ve fatura edilen bedelinin tebligata rağmen zamanında elektrik idaresine ödenmemesinden kaynaklanan yönetmeliği 57/2. maddesi ile 3065 sayılı Yasa'nın 24/c maddesine dayanan özel düzenlemedir.
Açıklanan yönetmelik ve yasa maddelerinde tüketilen enerjinin kaçak tüketim veya abone tüketimi ayrımı yapılmaksızın her türlü tüketim bedelinin GEÇ ödenmesi halinde gecikme cezası ve bunun KDV'sinin istenebilmesi düzenlenmiştir. Bunun sonucu olarak da; konusunda uzman bilirkişiler bu yönde rapor düzenlemekte ve mahkemelerce de çoğunlukla bu raporlara uygun karar verilmekte olup, uygulama da bu yönde yapılmaktadır.
Dairemizin sayın çoğunluğunun kaçak elektrik kullanma BK'nun 41. maddesinden kaynaklana haksız fiildir, gecikmeden dolayı ancak yasal faize karar verilmelidir. Görüş ve uygulaması yukarıda açıklanan yönetmelik ve yasa maddelerinde belirtilen özel düzenlemelere uygun düşmediği gibi, uygulamalara da uygun düşmediği düşüncesindeyiz. Zira, özel düzenleme olan hallerde genel hükümlere göre karar verilemez. Gecikme cezası ve bunun KDV'si özel düzenlemedir. Dolayısıyla özel düzenlemeler uygun hareket edilmesi gerekir.
Ayrıca, sayın çoğunluk görüşü kabul edildiği ve uygulama yapıldığı takdirde bu durum, kaçak elektrik kullanıp bunun bedelinin geç ödeyen kişiyi meşru yolla (Abone olarak) elektrik kullanıp bedelini geç ödeyen kişiye göre ödüllendirme ve teşvik etme sonucunu doğuracaktır. Zira özel düzenleme olan gecikme cezası ve bunun KDV'si, dairemizin sayın çoğunluğunun kabul ettiği gecikmeden dolayı istenecek yasal faizden her zaman için fazladır.
Sonuç olarak; kaçak olarak tüketilen enerji bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme cezası ve bunun KDV'si tüketilen enerji bedelinin hesaplanma şekli ile ilgili olmayıp, tamamen ister kaçak, ister abone olarak kullanılsın ve nasıl hesaplanırsa hesaplansın fatura edilen elektrik bedelinin tebligata rağmen son ödeme gününde ödenmemesinden kaynaklanan ve özel yasa ve yönetmelik maddelerine dayanan elektrik idaresinin bir alacağıdır. Özel düzenleme olan hallerde genel düzenlemelere göre karar verilemez. Ayrıca, kaçak elektrik kullanılmasının özendirilmemesi bakımından kaçak elektrik kullanılması ve bunun fatura edilen bedelinin geç ödenmesi halinde gecikme cezası ve bunun KDV'sinin alınması gerektiği görüş ve düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun gecikme cezası ve bunun KDV'sinin alınmaması gerekir yönündeki düşünce ve kararlarına katılmıyoruz. 12.10.2006 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy