(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Safiye Güngör M. ve Erol O. vekili Avukat Ergun B. tarafından, davalı Abdülkadir G. vd. aleyhine 10.10.2003 gününde verilen dilekçe ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.10.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların ve davacılardan Safiye Güngör M.'un tüm, diğer davacı Erol O.'un ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacı Erol O.'un diğer temyiz itirazına gelince; dava, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu olayda davalılardan Abdülkadir G.'in kullandığı araçla çarpması sonucu davacı Erol O.'un kullandığı araçta bulunan diğer davacı Safiye M. yaralanmıştır. Davacılardan Erol O. yaralanmamış ancak olayda aracında bulunan eski eşi olan diğer davacının yaralanması ve olay sırasında geçirdiği şok, üzüntü ve korku nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece yukarıda adı geçen davacının manevi tazminat istemi, bu kazada kendisinin de kusurunun bulunması ve kullandığı araç içinde bulunan eski eşinin yaralanma derecesi nazara alınarak reddedilmiştir. Davacı Erol O., her ne kadar olayda yaralanmamış ise de meydana gelen trafik kazasının şiddeti göz önüne alındığında bu davacının psikolojik olarak şok yaşadığının ve bunun sonucu olarak da davacının kişilik değerleri içinde yer alması gereken ruh bütünlüğü de bozulmuş olacağı için, kişilik haklarına saldırının varlığının kabul edilmesi gerekir. Böyle bir olgu karşısında zarar görenin korunması sorumluluk hukukunun genel ilkesidir. Ruhsal sarsıntı sorumluluğunun yasal dayanağı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesidir. Doğrudan manevi zarar davacının kişiliğinde doğmaktadır. Bir yansıma zarardan söz edilemez, öte yandan zararın ruhsal sarsıntı şeklinde oluşması kavramını dar anlamda yorumlamamak gerekir. Önemli olan hukuka aykırılık sonucu oluşan zararın giderimidir. Zararın hafifliği ya da etkisi tazminat miktarı belirlenirken göz önünde bulundurulması gerekir.
Şu durumda adı geçen davacının manevi tazminat isteme hakkı doğmuştur. Mahkemece, bu davacı yönünden de uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ve yanılgılı gerekçe ile davacı Erol O.'un manevi tazminat isteminin reddi doğru değildir. Karar, bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenle davacılardan Erol O. yararına BOZULMASINA, davalılar ile davacılardan Safiye Güngör M.'un tüm, davacı Erol O.'un diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan Erol O.'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 28.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy