(466 S. K. m. 2) (2709 S. K. m. 125)
Dava: Davacı Cemil Üren tarafından, davalı İçişleri Bakanlığı aleyhine 3.6.2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 7.7.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı emniyet görevlilerince suçu söylenmeden gözaltına alındığını, gece ifadesinin alındığını, 6 gün gözaltında kaldığını, sağlığının bozulduğunu, Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanıp beraat ettiğini, bu olay nedeniyle aracına el konulduğundan çalışamadığını sahte araç aldı diye eş ve dostları arasında küçük düştüğünü ve kimsenin iş vermediğini belirterek maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Yerel mahkemece, 466 sayılı Kanunun 2. maddesine göre bu tür davalara bakmaya Ağır Ceza Mahkemesi'nin görevli olduğu, ayrıca ceza kararının kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde bu davanın açılması gerektiği gerekçesiyle görev ve süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir.
Davacının istemi gözönüne alındığında davalı idarenin hizmet kusuruna dayanıldığı anlaşılmaktadır. Zira suçluların takibi işi davalı idareye yasa ile verilmiş bir görevin gereğidir. İşin kusurlu tertibi, kötü yürütülmesi ve bunun sonucunda zarar doğması nitelikçe hizmet kusurundan doğan bir zarardır. O halde bu davaya konu edilen zararın ödetilmesi için açılan eldeki davaya bakma görevi idari yargı yerine aittir. Yerel mahkemece yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken yazılı biçimde davanın reddedilmiş olması bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy