(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, T.E.Ü.İ. A.Ş. vekili Avukat Ş.G. tarafından davalılar A.B. ve diğerleri aleyhine 30.5.1996 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda: Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 2.6.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar A.B., İ.I. vekili ve D.Ö. vekili, duruşmasız incelenmesi davalılar İ.O. vekili ve N.S.B. tarafından süresi içinde istenilmekle daha önceden belirlenen 1.11.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan asiller A.B. ve S.B, davalı İ.I. vekili Avukat N.Ç.G. ve davalı D.Ö. vekili Avukat H.S. ile karşı taraftan davacı vekili Avukat B.H.K. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, usulsüz biçimde ve yüksek fiyatla yaptırılan taşıma işinden kaynaklanan zarar nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm B.Y. ve H.E. dışındaki davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce yerel mahkemenin ilk kararı, "Davacı kurumun yurtdışından ithal edeceği malzemelerin taşınması işi 1990 yılında ihale mevzuatına hiç uyulmadan ve sözleşmeye dahi bağlanmadan G.N. A.Ş.'ye verilmiştir. Bu işlem, davalılardan İ.O. ile H.E.'nin teklif ve onayı ile gerçekleştirilmiştir. 1991 yılı için de aynı şekilde İ.O.'nun teklifi ve D.Ö.'nün onayı ile yeni ihale yapılmadan ve döviz bazında fiyat artışı da verilmek suretiyle aynı firmayla anlaşıldığı görülmektedir. Bu duruma göre, 1990 ve 1991 yılları taşıma işlerinin usulsüz biçimde yaptırıldığı sabittir. Davacı, bu dönemdeki taşıma ödemelerini, aynı döneme ilişkin MKE Kurumunun taşıma fiyatları ile karşılaştırarak hesapladığı zararı istemektedir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda MKE Kurumunun 1989 yılı taşıma fiyatlarının daha sonraki yıllar için emsal alınamayacağı bildirilmişse de, davacı sadece 1989 yılı MKE taşıma fiyatlarının değil dava edilen yıllara ilişkin fiyatlarla karşılaştırma yapmıştır. Bu itibarla, bilirkişi raporu dosya içeriğine uygun olmadığı gibi, serbest rekabet ortamı sağlanmadan usulsüz biçimde yapılan ihale ile belirlenen taşıma fiyatının işin niteliğine, piyasa koşullarına ve taşımacılık uygulamalarına göre uygun olup olmadığı üzerinde de durulmamıştır.
Diğer taraftan, taşıma işini yapan firmanın işi üstlenmek için verdiği teklif mektubunda 3 m3 = 1 ton esasına göre ücret talep edeceğini bildirmiştir. Bu teklifi verirken taşıyacağı eşyaların özelliğini ve taşıma şartlarını bilmektedir. Öyleyse, teklifinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, taşıyıcı TIR kasasının tamamını doldurmayan küçük hacimli yükler için bile tüm TIR hacmini esas alarak düzenlediği faturalarla ücret almıştır. Oysa ki, her seferde ne miktar yük taşınmışsa onun kaplayacağı hacmin esas alınması gerekirdi. Yine, aynı bilirkişi raporunda bu yön üzerinde durulmadan soyut biçimde 3 m3 = 1 ton esasına göre ücret alınmasının taşımacılık kurallarına uygun olduğu açıklanmıştır. Böylece, dosya içeriğine uymayan ve denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna göre davanın reddedilmiş olması doğru değildir. Mahkemece, konunun uzmanlarından oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetince inceleme yaptırılarak gerek ihale işlemleri gerekse sonraki ödeme işlemlerinin davalıların görev ve sorumluluk sınırları da gözetilerek ayrı ayrı değerlendirilmeli, ondan sonra varılacak uygun sonuca göre karar verilmelidir. Bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde eksik inceleme sonucu davanın tümden reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Yerel mahkemece bozmaya uyulmuştur. Ne var ki, bozma sonrası alınan ve karara dayanak yapılan bilirkişi kurulu rapor ve ek raporu bozmaya uygun değildir ve denetime de olanak vermemektedir. Zararın ne biçimde belirlendiği belli olmadığı gibi, davalıların görevleri itibariyle bu zarara nasıl neden oldukları da açıkça irdelenmemiştir. Yerel mahkemece denetime olanak veren bilirkişi raporu alındıktan sonra varılacak sonuca göre, karar vermek üzere karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalılardan İ.I., D.Ö. yararlarına takdir olunan 400,00'er YTL'nin davacıya yükletilmesine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 1.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy