(1086 S. K. m. 438)
Dava ve Karar: Davacı A
ve diğerleri vekili Avukat B
tarafından, davalı Lütfi ve G
Sig. A.Ş. aleyhine 16.2.2002 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat dava birleşen dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin aynen manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 16.2.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bilirkişi raporu ile hesaplanan davacıların destekten yoksun kalma zararlarının istemden fazla olması nedeniyle bakiye kalan kısmın birleşen dava ile olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödetilmesi istenmiştir.
Mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden maddi tazminat istemlerinin aynen kabulü ile dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalıların haksız eylemleri sonucu uğradıkları zarar karşılığı olarak istedikleri tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödetilmesini hem asıl davada hem de birleşen davada istemişlerdir. Mahkemece, asıl davada dava tarihi olan 16.02.2002 tarihinden itibaren birleşen davada ise birleşen dava tarihi olan 05.08.2004 tarihinden geçerli olmak üzere hükmedilen tazminatlara yasal faiz yürütülmüştür.
Zararlandırıcı eylem, 02.10.2000 günü meydana gelmiş olup davacıların bu tarihten itibaren faiz isteme haklarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacıların haksız eylem tarihinden itibaren faiz isteminde bulunmuş olmalarına rağmen, mahkemece bu yönün gözetilmeyerek hüküm altına alınan maddi tazminatlar için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yanlış ise de, yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 1. paragrafındaki dava, 3. paragrafındaki birleşen dosya dava tarihi 5.8.2004 sözcüklerinin çıkarılarak yerlerine olay tarihi 2.10.2000 sözcük dizisinin yazılmasına, diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy