(2709 S. K. m. 26) (4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı Fetullah Gülen vekili Avukat Orhan Erdemli tarafından, davalı Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri aleyhine 1.3.2005 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırıdan korunma, saldırı tehlikesinin önlenmesi, saldırıya son verilmesi, saldırının hukuka aykırılığının tesbitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine dair verilen 17.3.2005 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve Hikmet Çetinkaya vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, Cumhuriyet Gazetesinde, davalılardan Nurettin Veren ile yapılan bir söyleşi yayımlanarak kişilik haklarının ihlal edildiğini, devam edecek yazı dizisinde saldırı tehlikesi bulunduğunu; Anayasanın 26/2, Medeni Yasa'nın 24/1, 25/1 maddeleri gereğince saldırıda bulunanlara karşı korunması, saldırı tehlikesinin önlenmesi, sürmekte olan saldırıya son verilmesi, saldırının hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi isteminde bulunmuştur.
Yerel mahkemece, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı ile davalılardan Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş ve Hikmet Çetinkaya tarafından temyiz edilmiştir.
Medeni Yasa'nın 24/1. maddesine göre hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir; aynı Yasa'nın 25/1. maddesi gereğince davacı, hakimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir; yine aynı Yasa'nın 25/son maddesi uyarınca da davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.
Dosya arasında bulunan belgeye göre davacının yerleşim yerinin Üsküdar Adli yargı sınırları içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı Medeni Yasa'nın 25/son maddesine uygun olarak seçimlik hakkını kullanıp kendi yerleşim yerinin bulunduğu mahkemede dava açtığına göre Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakmaya yetkilidir.
Yerel mahkemece, işin esası incelenerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken, yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Kaldı ki, davalılardan Nurettin Veren yöntemine uygun biçimde yetki itirazında bulunmadığı halde onun yönünden de mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 17.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy