(818 S. K. m. 51, 125)
Davacı TEDAŞ Ağrı Müessese Müdürlüğü vekili Avukat H. B. Yılmaz tarafından, davalı Eleşkirt Belediye Başkanlığı aleyhine 20/6/2003 gününde verilen dilekçe ile rucüen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; zaman aşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen 21/10/2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rucüen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı H. Akış tarafından açılan davada tazminat ödemeye mahkum edildiğini, söz konusu davada, dava dışı H. Akış'ın % 30, davalı belediyenin % 30 ve yine davalı olarak kendilerinin % 40 oranında kusurlu bulunduklarının saptandığını, hüküm altına alınan tazminatın tamamının zincirleme sorumluluk kuralları uyarınca ödendiğini belirterek davalı belediyenin kusuru oranına karşılık gelen miktarın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece, rucüen tazminat istemine ilişkin davanın bir yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu ve son ödeme tarihinden itibaren bu süre geçirildikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle yazılı biçimde karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Taraflar, davalı sıfatı ile yer aldıkları asıl davada; BK' nun 51. maddesi hükmü uyarınca ve zincirleme (müteselsil) olarak sorumlu tutulmuşlardır. Aralarındaki ilişki, eksik teselsülden doğmaktadır. Bu bakımdan, davacının isteminin dayanağı zarar görene yaptığı ödeme nedeniyle, onun haklarına halef olmasından kaynaklanmamaktadır. Şu durumda, zarar gören ile asıl davada sorumlu tutulan arasındaki ilişkiye uygulanan zamanaşımı süresi eldeki rücu davası yönünden uygulanamaz. Davacının rücu hakkı, BK'nun 51. maddesinden doğduğuna ve yasaya dayanan bu hak için özel herhangi bir zamanaşımı süresi de belli edilmediğine göre uygulanması gerekli zamanaşımı süresi BK'nun 125. maddesi gereğince 10 yıldır. Ödeme ve dava tarihleri itibariyle bu süre dolmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, 28/11/1979 gün ve 1979-15/560-1401 sayılı kararı da bu yöndedir. Mahkemece, işin esasının incelenmesi gerekir. Yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy